Reklamlar
Sulama,sera,laboratuvar,tarım alet makine,çim
                      

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: BAĞ HASTALIKLARI VE MÜCADELESİ
Cevap SayısıCevap Sayısı: 4 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 879 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BAĞ HASTALIKLARI VE MÜCADELESİ  (Okunma Sayısı 879 defa)
Kasım 03, 2008, 07:31:26 pm
Moderator
*
Üye No: 2259
Mesaj Sayısı: 146
Nerden: Konya
Karizma: 2

Offline
« :»

Bağda Kurşuni Küf (Botrytis cinerea Pers.)

Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri :

   Eşeyli formu Botryotinia fuckeliana(de Bary)Whetsel, eşeysiz formu Botrytis cinerea Pers dir. Bağlarda etmenin yalnızca eşeysiz formu görünmektedir. Miselleri kalın, kahverengi ve bölmelidir. Çapları ortalama 11-23 mikrondur. Konidiumlar renksiz veya kül renkli, limon şeklinde veya yuvarlaktır. Tek hücrelidir. Boyutları 10-12x8-10 mikrondur. Üzüm salkımı gibi konidiforlara bağlı olarak bulunurlar. Konidioforlar uzun ve dik bir şekilde dallanmış-lardır. Koyu renkli olup uçlara doğru renkleri açılmaktadır. Ortalama boyları 1.3 mm dir.
    Uygun olmayan koşullarda etmen fungus sklerotlar oluşturur(2-4x1-3 mm). Bu sklerotlar 3-27ºC’ler arasında konidium oluşturarak çimlenirler. B.cinerea mikrokonidium da oluşturabilir. Bunlar 2-3 mikron çapında, renksiz, tek hücreli hifler üzerinde zincirler halinde oluşur. Bunların tek görevi apotesyum oluşumunda spermatizasyonu sağlamaktır. Sklerotlarda apotesyum oluşturmak üzere çimlenebilirler. Ancak apotesyumlara bağlarda ender rastlan-mıştır.

    Etmen fungus çubuklar ve mumyalaşmış taneler üzerinde oluşan sklerotların veya kabuk altında ve tomurcuklar içinde oluşan miselyumu ile kışı geçirir. İlkbaharda gelişmesi Mart ayı sonlarında olmaktadır. Hastalıklı bitki artıklarında gelişen fungus, fazla bir sıcaklığa ihtiyaç duymamaktadır. Gelişmesine ilkbahar ve yaz mevsiminde devam eden fungus, taneler normal olgunluk devresine gelince sklerotlar ve miselyumlardan oluşan konidiumlarla ilk enfeksiyonu yapmaktadır. Enfeksiyon için mutlak su damlasına veya %90 orantılı neme ihtiyaç vardır ve optimal sıcaklık 15-20oC’dır. İnkubasyon müddeti 3-5 gün arasında değişmektedir . Marmara bölgesinde ilk enfeksiyonlara Eylül ayı başlarında rastlanmaktadır. Bilhassa sonbaharda iyi gelişen fungus kışa doğru hastalıklı bitki dokuları üzerinde tipik sklerotları oluşturur. Sklerotlar özellikle meyve kabuğunda meydana gelirler. Önce açık renkli ve yumuşak olan bu organlar kış aylarında koyu renkli bir görünüş alır ve fungusun kışlık formunu oluşturur.

    Hastalık, elverişli koşullarda bitkinin tüm yeşil kısımlarında görülebilirse de daha sık olarak salkım ve tanelerde zarar yapar. Taneler önce 3-5 mm çapında, yuvarlak, pembemsi, kızıla yakın lekeler halinde görülür. Leke tane üzerinde homojen bir şekilde büyür, büyüdükçe rengi de koyulaşır. Parmakla bastırıldığında hastalıklı kabuk, etli kısmından kolayca ayrılır.Hastalık ilerledikçe salkım ve taneler gri renkte bir küf tabakasıyla kaplanır(Şekil 58 ve 59). Taneler çatlar, çok ileri devrede buruşur ve meşinleşmiş gibi bir hal alırlar. Beyaz çeşitlerde taneler kahverengi (Şekil 60), koyu renkli çeşitlerde ise kırmızımsı renkte olurlar. Olgunlaşmış salkımlarda doğrudan ürün kaybına neden olmaktadır. Hava şartlarının fungusun gelişmesine uygun gittiği yıllarda bu kayıp daha fazla olmaktadır. Hastalık, özellikle geç hasat edilen üzüm çeşitlerinde yaygınlık göstermektedir.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Bağda kurşuni küf (Botrytis cinerea)’ün tanelerdeki zararı.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Bağda kurşuni küf (Botrytis cinerea)’ün salkımlardaki zararı.

Mücadelesi :

Kültürel Önlemler :
* Bağlarda aşırı azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır.
* Asmalarda güneşlenme ve havalanmayı temin etmek için iyi bir yaz budaması yapılmalıdır.
* Asmalar üzümlerin olgunluk devresinde fazla sulanmamalıdır.
* Salkımlarda yara yeri açan hastalık ve zararlılara karşı koruyucu önlemler yerine getirilmeli, özellikle salkım güvesine karşı çok iyi     bir mücadele yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele :
Etkili madde adı ve oranı

Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar
* Trichoderma Harzianum (T.39) 1010 cfu/gr ** WP  200 gr
 
* Procymidone % 50 W.P. 75 g
 
* İprodione % 50 W.P.75 g
 
* Dichlofluanid %50 W.P.200 g
 
İkinci derecede tavsiye edilen ilaçlar
* İmazalil 500 g/l E.C.30 ml
 
*Pyrimethanil 300 g/l S.C.100 ml
 

* Bu hastalığa karşı yapılacak mücadelede son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye dikkat edilmelidir.
* * Dicarboximid grubundan bir ilaçla ardışık olarak kullanılmalıdır.



Logged

Dikenden Gül Bitiren Kışı Da Bahar Haline Döndürür. Selviyi Hür Bir Halde Yücelten Kederi De Sevinç Haline Sokabilir.

MEVLANA
Sponsor Bağlantılar

Logged
Kasım 03, 2008, 07:45:58 pm
Moderator
*
Üye No: 2259
Mesaj Sayısı: 146
Nerden: Konya
Karizma: 2

Offline
« Yanıtla #1 :»

Bağ küllemesi(Uncinula necator “ Sch” Burr.)

1. Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri

    Küllemeye neden olan fungus asma üzerinde obligat bir parazittir ve sadece Vitaceae familyası üyelerinde görülür. Yüzeysel hifleri bölmeli ve 4-5 mikron çapındadır. Penetrasyon çivisi yardımıyla kutikula ve epidermis hücre çeperini deler ve epidermis hücresi içinde bir elin parmaklarına benzer emeçler oluşturur, bunlar yardımıyla yüzeyde oluşturduğu miselyum ve konidiumlarını besler. Çok bölmeli konidioforlar 10-400 mikron uzunluğunda, zincir şeklinde dizilmiş renksiz ve silindirik-oval şekilli konidiumları taşır. Konidiumlar 27-47 x 14-21 mikron boyutundadır. Doğada bu konidi zinciri 3 veya 5 konididen oluşur. Fungusun eşeysiz formuna Oidium tuckeri Berk adı verilmektedir.

    Fungus, kışı genel olarak tomurcuk pulları arasında, kabuk altında miselyum halinde geçirir. Tomurcuklar (gözler) vejetasyon döneminde oluşmaları sırasında enfekte olurlar. Fungus hifleriyle tomurcuğa yerleşir ve yeni mevsime kadar iç tomurcuk pulları üzerinde dormant durumunda kalır. Asmalara su yürüyüp tomurcukların patlamasından kısa bir süre sonra aktivite kazanır. Gelişmekte olan sürgün ve yaprakları beyaz bir miselyum ile kaplar (Şekil 14). Bu organlar üzerinde bol miktarda konidium oluşur ve bunlar rüzgar aracılığı ile diğer asmalara taşınır. Bu belirtiler sürgünler 20-25 cm üzerinde olunca dikkati çeker.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


 Bağ küllemesi(Uncinula necator) hastalığı ile enfekteli yapraklar

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


    Asmanın üzerinde eşeyli üreme organı olan kleistotesyum da oluşturur. Ülkemizde eşeysel formun primer enfeksiyonlar da önemli rolü yoktur. Kleistotesyumlar 84-105 mikron çapında küresel yapıda, koyu kahverengiden beyazımsı yeşile kadar değişen renktedir. Üzerinde, uçları spiral biçimde 10-30 kadar tutunucu ile içinde 20-40 x 50-60 mikron olan 4-6 adet askus bulunur. Askuslar içinde şeffaf 10-14 x 15-25 mikron boyutunda 4-7 adet askospor vardır.

    Sıcaklık hastalık gelişimi üzerinde en önemli etki yapan çevre faktörüdür. Optimum gelişme sıcaklık isteği 20-27ºC arasındadır. Bununla birlikte 6-32ºC arasında fungal gelişme olabilir, 35ºC üzerinde konidium çimlenmesi engellenir. 36ºC’ta 10 saatte, 39ºC’ta ise 6 saatte ölürler. Konidiumlar 25ºC’ta yaklaşık 5 saat içinde çimlenirler, inkubasyon süresi 7-14 gündür. Ancak 23-30ºC arasında bu süre 5-6 güne iner. Buna karşın 7ºC’ta bu süre 32 günden fazla olur.
 
    Çimlenmede rol oynayan diğer faktör nemdir. Genellikle gündüzleri sıcak, akşam serin havalarda hastalık artışı görülür. Akşam saatlerinde nispeten nemli ve güneş ışığından korunmuş salkımlar üzerinde sporlanan fungus gündüz saatlerinde bu sporlarını (konidiumlarını) doğaya salar. Akşam saatlerinde bu konidiumlar çimlenme fırsatını bulurlar. Yağmur konidiumları yıkar veya miselyumu tahrip ederek hastalık gelişimini engeller. Genelde %40-100 orantılı nem konidiumların çimlenmesi için yeterlidir. Nemin sporulasyon üzerine olan etkisi çimlenmeden daha önemli görülmektedir. Örneğin 24 saat içinde %30-40 orantılı nemde 2, %60-70 orantılı nemde 3, %90-100 orantılı nemde 4-5 konidiumun oluştuğu saptanmıştır. Güneş ışığının az olduğu bulutlu günler hastalık gelişimini teşvik edicidir. Güneş ışığı altında yalnızca %16 oranında çimlenme görülürken, gölgeli ışık altında bu oran %47 olarak belirlenmiştir.

Külleme hastalığı, asmanın tüm yeşil organlarında(yaprak, sap, sürgün, salkım) görülür. Yaprakların her iki yüzeyi de enfeksiyonlara duyarlıdır. Konukçu dokusu üzerindeki miselyumlar, konidioforlar ve konidiler grimsi beyaz tozlu veya pudramsı bir görünümdedir. İlk gelişme döneminde genç yapraklarda hastalık güç fark edilir. Bazen enfekteli yaprakların üst yüzeyinde yağ lekesine benzeyen klorotik veya parlak lekeler görülür. Yaprak yaşlandıkça parlaklığını kaybeder, kalınlaşır, gevrekleşir ve kenardan içe doğru kıvrılır. Sürgünler yeşilken enfekteli kısımlar siyaha yakın koyu kahverenginde, kışın bu lekeler kırmızımsı kahverengine dönüşmektedir. Salkımda, hastalığa erken yakalanan taneler küçük kalır. İrileşebilmiş veya olgunlaşmadan hemen önce yakalanmış tanelerin sapı doğrultusunda çatladığı görülür.Tanelere ben düşme devresine kadar salkımlar enfeksiyonlara duyarlıdır. Hastalık Türkiye’nin tüm bağ bölgelerinde yaygın olarak görülmektedir.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Bağ küllemesi(Uncinula necator) hastalığı ile enfekteli Salkımlar

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Bağ küllemesi(Uncinula necator) hastalığı ile enfekteli salkımlardaki tane çatlamaları

Mücadelesi

Kültürel Önlemler
    Külleme ile enfekteli çubuklar kış budamasında kesilerek, çubuk ve tomurcuklarda kışlayan misel potansiyeli düşürülmelidir. Vejetasyon devresinde, asmanın iç kısımlarına kadar iyi bir hava sirkülasyonu ve güneşlenme sağlanmalıdır.

Kimyasal Mücadele
   Birinci ilaçlama, çiçekten önce sürgünler 25-30 cm boya ulaşınca (G devresi); ikinci ilaçlama, çiçek taç yaprakları döküldüğü ve korukların saçma tanesi iriliğinde olduğu (J devresi ) zamanda uygulanır. Üçüncü ve diğer ilaçlamalar, ikinci ilaçlamadan sonra kullanılan ilacın etki süresi dikkate alınarak yapılır ve tanelere ben düştüğünde (L-M devresi) ilaçlamalara son verilir.

Etkili madde adı ve oranı(%)
 
Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar 

* Kükürt 99, 98, 96, 92 * Toz 1. İlaçlama 2000 g 2. İlaçlama 6000 g 3. İlaçlama 8000 g   
* Kükürt 73 W.P  500 g
* Kükürt 80 W.P 400 g
* Triforine 190 g/l E.C. 125 ml
* Hexaconazole 5 g/l  S.C. 30 ml
* Fenarimol 120 g/l E.C.  15 ml
* Triflumizole % 30 W.P.  30 g
* Tebuconazole 250 g/l E.C.40 ml
* Triadimefon % 5 W.P   100 g
* Triadimenol 50 g/l E.W.100 ml
* Triadimenol 250 g/l  E.C.  10 ml
* Nuarimol 90 g/l E.C. 10 ml
* Myclobutanil 125 g/l E.C. 15 ml
* Flusilazol 400 g/l E.C. 3 ml
* Cyproconazole 50 g/l E.C.  20 ml
* Cyproconazole % 8+ Kükürt % 80 W.P  100 g
 
İkinci derecede tavsiye edilen ilaçlar
* Bupirimate 250 g/l E.C.40 ml
* Carbendazim % 50 W.P. 60 g
* Pyrazophos 300 g/l E.C.  50 ml
* Quinomethionate 500 g/l S.C.  25 ml
* Fenbuconazole 50 g/l E.C.  40 ml
* Penconazole 100 g/l E.C  25 ml
* Penconazole 200 g/l  E.W.10 ml
* Diniconazole 50 g/l E.C. 30 ml
* Bromuconazole 100 g/l S.C.30 ml
* Azoxystrobin 250 g/l S.C.75 ml
 

* 1/5 oranında sönmüş kireç tozu vb. katılmalı





Logged

Dikenden Gül Bitiren Kışı Da Bahar Haline Döndürür. Selviyi Hür Bir Halde Yücelten Kederi De Sevinç Haline Sokabilir.

MEVLANA
Kasım 03, 2008, 08:04:43 pm
Moderator
*
Üye No: 2259
Mesaj Sayısı: 146
Nerden: Konya
Karizma: 2

Offline
« Yanıtla #2 :»

Bağ Mildiyösü (Plasmopara viticola “ B.et.C” Berlese et de Toni)

Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri

   Etmen obligat bir parazittir, ancak canlı bir dokuda beslenir ve üreyebilir. Bölmesiz hifleri 8-10 mikron çapındadır. Konukçu dokusu içinde hücreler arasında yayılır ve 4-10 mikron çapındaki küresel emeçlerini hücre içine göndererek beslenir.

    Etmenin eşeysiz üremesi, elipsoid, renksiz 11x14 mikron çapındaki sporangiumlar ile gerçekleşir. Sporangiumlar, dik açı yaparak dallanan, uçları çatallı 140-250 mikron uzunluğunda sporangiofor denilen taşıyıcılar üzerinde bulunurlar ve stomalardan dışarı çıkarak fungal örtüyü oluştururlar. Sporangiumlar çimlenme özelliklerinden dolayı bir “konidium” gibi davrandıklarından bunlara konidium adı da verilebilir. Her sporangium 1-10 adet çift kamçılı 6-8 x 4-5 mikron çapında zoospor oluşturur. Zoosporlar sporangiumu sporangiofora bağlayan noktanın karşısına denk gelen papilladan veya sporangium çeperini her hangi bir yerden delip dışarı çıkarlar. Zoosporlar genellikle tek çekirdeklidir.
 
  Eşeyli üreme, yaz başlarında hif uçlarının uzamasıyla oluşmuş antheridium ve oogoniumların birleşmesiyle gerçekleşir. Oogoniumun döllenmesi sonucu 20-120 mikron çapında bir oospor meydana gelir. Oosporlar yaprakta veya herhangi bir dokudaoluşabilirler. Kış koşullarına dayanıklıdırlar. Yaprağın her mm2’sinde 200 kadar oospor bulunabilir. İlkbaharda oosporlar serbest su ortamı ve diğer koşulları bulduklarında 2-3 mikron kalınlığında çim borusu oluşturarak çimlenirler. Çim borusunun ucunda armut biçiminde bir sporangium, onun içinde ise 30-60 kadar zoospor oluşur. P.viticola kışı yere düşmüş yapraklarda oospor formunda geçirir. Oosporların çimlenmesi toprak sıcaklığı 10oC erişir erişmez ve toprak nemli ise gerçekleşir. Sulu ortamda zoosporlar meydana gelir, yağmur damlaları vasıtasıyla çevreye yayılır. Henüz sürgünler 20-25 cm iken buralara ulaşırlar. Yaprak yüzeyi ıslak ise bu sporangiumların içinde 30-60 kadar zoospor oluşur, bunlar sporangiumu terk ederek kamçıları sayesinde suda yüzmeye başlar. Bir süre sonra kamçılarını atarak çimlenmeye başlar ve çim borusu oluştururlar. Çim borusu stomaya rastladığında stomadan yaprak dokusu içine girer. Böylece ilk enfeksiyon başlar (primer enfeksiyon) ,çim borusunun yaprak dokusu içinde oluşturduğu hifler hücreler arası boşlukta yayılıp hücre içine emeçler göndererek beslenirler (yağ lekelerinin oluşumu). Koşulların uygun olması halinde (yüksek nem, yağış) lekelerin altında fungal örtü meydana gelir. Bu örtü içinde yer alan sporangiumlar rüzgar ve yağmur aracılığıyla başka yaprakların üzerine taşınır. Yapraklar ıslak olduğunda sporangiumlar zoospor oluştururlar, bunlarda yapraklarda yeni enfeksiyonlar yaratırlar (sekonder enfeksiyon). Koşullar uygun olduğu sürece bu durum yaz boyunca devam eder, mevsim sonuna doğru sporangium oluşumu yavaşlar, bunların yerine kışlık sporların üretimi başlar. Yaprak yüzeyine ulaşan sporangiumların çimlenmesi de sıcaklığa bağlıdır. Çimlenme 20-27oC arasında 1 saattir. Yaprağın alt yüzeyi enfeksiyon için daha uygundur. Çünkü daha çok stoma bulunur, ayrıca su damlaları buralarda daha iyi tutunurlar ve kurumadan daha uzun süre kalırlar.
    Etmenin inkübasyon süresi yaprak yaşı, çeşit, hava nemi gibi faktörler yanında çevre sıcaklığı ile direkt ilişkilidir. Genel olarak belirli bir seviyeye kadar sıcaklık arttıkça inkubasyon süresi kısalır. Bu süre 15oC’de 8-9 gün, 20oC’de 5 gün, 25oC’de 4 gündür. Hava sıcaklığı 30oC’yi aştığında fungus ölür. 6oC’ın altında ise yaşam fonksiyonlarını durdurur. Optimal koşullarda çimlenme ile penetrasyon arasındaki süre 90 dakikadan azdır. Sporangiumlar genellikle gece oluştuklarından enfeksiyonlar sabah erken saatlerde meydana gelir. Epidemilerin oluşumunda tayin edici faktör yağmurdur. Sıcaklık yalnızca hastalığın oluşumunu hızlandırır veya geciktirir.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Bağ mildiyösü(Plasmopara viticola) hastalığı ile enfekteli yaprağın üstündeki yağ lekesi ve altındaki fungal örtü

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Bağ mildiyösü(Plasmopara viticola) hastalığı ile enfekteli salkım

Mildiyö hastalığı, sürgünler henüz 25 cm iken görülmeye başlar. Yaprağın üst kısımlarında hafif yağ lekeleri meydana gelir.Bu yağ lekeleri sarımtırak renklidir, altında beyaz renkli bir fungal örtü oluşur , lekeler büyüdükçe ortaları kızarır ve dökülür. Enfekteli yapraklar tane enfeksiyonları açısından önemli inokulum kaynağıdır. Sürgünler üzerinde eliptik lekeler meydana gelir. Hastalık şiddetli ise sürgün kurur. Çiçek salkımlarında da görülebilir. Çiçekler adeta fungusla örtülür, kısa zamanda kahverengiye dönüşüp kuruyup dökülür. Taneler küçük iken çok duyarlıdır, olgunlaştıkça duyarlılık azalır. Enfekteli taneler beyaz çeşitlerde mat grimsi yeşil, siyah çeşitlerde pembemsi kırmızıya döner. Mildiyö hastalığı asmanın tüm yeşil kısımlarını ve doğrudan ürünü etkilediği için ekonomik önemi büyüktür.

Mücadelesi

Kültürel Önlemler
Bağın altı temiz tutulmalı, yere düşen enfekteli yapraklar toprak işlemesi yapılarak derine gömülmelidir. Bağ gereğinden fazla sulanmamalıdır.

Kimyasal Mücadele
    Bağ mildiyösü hastalığında kimyasal mücadele programı tahmin ve uyarı sistemine göre oluşturulur. (Bu sistem örnekleme metotları bölümünde detaylı olarak açıklanmıştır).
    Birinci ilaçlama, kışlık sporlarla tahmini bulaşmadan sonra ve yazlık sporların ortaya çıkmasından önce (ilk yağ lekeleri görülmeden) yapılır.
    İkinci ve diğer ilaçlamalar, kullanılan preparatın etki süresi aşıldıkça, duyarlı organlar üzerinde en az iki saati bulan ıslaklıktan itibaren “Aktif Sıcaklıklar Toplamı” dikkate alınarak yapılmalıdır.

Etkili madde adı ve oranı(%)

Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar  

* Propineb % 70  W.P.200 g
* Mancozeb % 80 W.P 175 g
* Mancozeb % 75 W.G.150 g
* Folpet % 50 W.P.200 g
* Metiram komplex % 80 D.F.200 g
* Dithianon % 75 W.P.100 g
* Dichlofluanid % 50 W.P.200 g
* Bakıroksiklorür % 50 W.P.500 g
* Bakıroksit % 50 W.P.500 g
* Bakırhidroksit % 77 W.P.250 g
 * Bakır sülfat % 98+Sönmemiş kireç Bulamaç
500 g + 250 g *
1000 g + 500 g *
1500 g + 750 g *

* Azoxystrobin 250 g/l S.C.75 ml
* Oxadixyl % 10+Propineb % 56** W.P.200 g
* Cymoxanil %6+Propineb %70** W.P.200 g
* Cymoxanil%4.20+Metalik bakır%39.75** D.F.200 g
* Mancozeb %45+Cymoxanil %5** W.P.300 g
* Oxadixyl %10+Mancozeb %56** W.P.200 g
* Mancozeb %64+ Metalaxyl %8** W.P.250 g
* Benalaxyl %8+Mancozeb %65** W.P.250 g
* Dimethomorph %9+Mancozeb %60** W.P.200 g
 

* Tahmin Uyarıya göre, uyarı, bitki fenolojisinin ilk devrelerinde verildiyse düşük doz, daha sonraki fenolojik devrelerde verildiyse daha yüksek dozlarda kullanılabilir.
** Mücadele zamanı, hava koşullarının yağmurlu olduğu bir devreye denk geldiyse
kullanılabilir.



   




Logged

Dikenden Gül Bitiren Kışı Da Bahar Haline Döndürür. Selviyi Hür Bir Halde Yücelten Kederi De Sevinç Haline Sokabilir.

MEVLANA
Kasım 03, 2008, 08:53:58 pm
Moderator
*
Üye No: 2259
Mesaj Sayısı: 146
Nerden: Konya
Karizma: 2

Offline
« Yanıtla #3 :»

Bağda Ölükol (Phomopsis viticola Sacc.)

Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri :

  P.viticola sürgünler üzerinde 0.2-0.4 mm çapında siyah yuvarlak sert organlar olan piknitleri meydana getirir. Epidermise yarı yarıya gömülmüş durumdadırlar. Piknitler içerisindeki sporlar, bir sıvı içerisinde kümeler halinde ve helezon şeklinde dışarı çıkar ve yayılırlar. İki tip piknidiospor’u vardır. Alfa sporları eliptik tek hücreli ve renksizdir. Boyutları 7-10x2-4 mikron kadar olabilmektedir. Diğer tip Beta sporları da renksiz, uzunca ve tek hücrelidir ve 18-30x0.5-1 mikron boyutundadır. Eşeyli üreme formuna Cryptosporella viticola Shear. ismi verilmektedir. Hastalığın meydana gelmesinde önemli rolü yoktur.

    Fungus kışı beyazlaşan sürgünler üzerinde siyah renkli piknitler halinde ve sürgünün enfekte olmuş dip gözleri içinde misel halinde geçirir(Şekil 53). Doku içerisindeki misel sonbahar ve kış aylarında aktif haldedir. Dallar üzerinde görülen piknitler içerisindeki sporlar ilkbaharda teşekkül ederler. İlkbaharda yağışlar, fazla rutubet, yoğun sis, çiğ ve kırağı ile ıslanan olgun piknitlerden krem-bal renkli ipliksi uzantılar biçiminde sporlar dışarı çıkar . Bu olayın gerçekleşmesi için optimum sıcaklık 12-15ºC olmalıdır. Buna karşılık 0-22oC arasında da spor çıkışı görülebilir. Bir piknit de 1 milyon kadar sporun bulunduğu saptanmıştır. Bunlar yağmurla yeni oluşan taze dokulara taşınır, yeterli su varsa çimlenirler. Alfa sporları 1-37ºC arasında çimlenirler. Optimum sıcaklık 23ºC tır. %100 orantılı nemde birkaç saat içinde enfeksiyon yapabilir, stomalardan ve yara yerlerinden girebilirler. Enfeksiyondan 21-23 gün sonra hastalık belirtileri görülür. Sürgünler 3-10 cm uzunluktaki devrelerinde enfeksiyonlara çok duyarlıdır. Fungus genellikle kurak ve sıcak yaz aylarında inaktif haldedir. Fakat sonbaharda havalar serinleyince yeniden aktif hale geçebilir.

    Başta sürgünler olmak üzere , yapraklar, yaprak sapları, salkım ve salkım sapları, taneler hastalığa yakalanabilir. Türkiye’de hastalık daha ziyade sürgünlerde kendini göstermektedir. Sürgünün dipten itibaren üçüncü veya beşinci gözüne kadar olan kısımda, lekeler ve çatlamalar görülür. Önce ortaları koyu siyah lekeler meydana gelir. Daha sonra bu lekeler birleşir, gayri muntazam siyah çatlak ve yaraları oluştururlar. Yaralar çok derin olup odun dokusunu dahi çatlatabilir, ve sürgün kurur. Hastalık “sürgün kuruması” adıyla da bilinmektedir. Enfekte olmuş yapraklar sararır, buruşur, kenarları yırtılır ve küçük kalır. Hastalanmış salkım ve tane saplarında lekeler oluşabilir. Çatlayan, uzunluğuna yarılan sürgünler, sonbaharda beyazlaşarak hastalığın tipik şeklini alırlar. Ölükol hastalığı sonuçta asmanın kendisini kuruttuğu için ekonomik önemi fazladır.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Bağda Ölükol(Phomopsis viticola)’un piknitleri ve piknitlerden spor çıkışı.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Bağda Ölükol(Phomopsis viticola) ile enfekteli ilkbahar sürgününün boğum aralarındaki çatlamalar.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Mücadelesi :

Kültürel önlemler :
   Asmalarda budama zamanında yapılmalı ve hasta çubuklar dipten kesilmelidir. Budama artıkları kesinlikle bağda bırakılmamalı, uzaklaştırılıp yakılmalıdır. Hasta çubuklarda aşı kalemi alınmamalıdır.

Kimyasal Mücadele :
   Bağlarda Ölükol hastalığına karşı kış ve ilkbahar ilaçlamaları yapılır.

1. Kış İlaçlaması : Budamadan sonra gözler uyanmadan 20-25 gün önce (A devresi)

2. İlkbahar İlaçlamaları :1. ilaçlama : Sürgünler 2-3 cm olduğunda ( D devresi)

2. ilaçlama : Sürgünler 8-10 cm olduğunda (E devresi)

3. ilaçlama : Sürgünler 25-30 cm olduğunda (G devresi)

Etkili madde adı ve oranı(%)
 
Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar

Kış Mücadelesi
* Bakır sülfat 98+Sönmemiş kireç Bulamaç4000 g +2000 g
* Yağ 72+DNOC 2.4 E.C.1000 ml
* Yağ 65+DNOC 1.45 E.C.6000 ml
 
İlkbahar Mücadelesi
* Metiram Komplex %80 D.F.200 g
* Propineb %70 W.P.200 g
* Maneb %80 W.P.200 g
* Mancozeb %80 W.P.200 g
* Folpet 50 g/l W.P.200 g
* Folpet %80 W.D.G 150 g


Kaynak:
 Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.tagem.gov.tr










Logged

Dikenden Gül Bitiren Kışı Da Bahar Haline Döndürür. Selviyi Hür Bir Halde Yücelten Kederi De Sevinç Haline Sokabilir.

MEVLANA
Nisan 02, 2009, 12:25:38 am
Moderator
*
Üye No: 2259
Mesaj Sayısı: 146
Nerden: Konya
Karizma: 2

Offline
« Yanıtla #4 :»

güncel
Logged

Dikenden Gül Bitiren Kışı Da Bahar Haline Döndürür. Selviyi Hür Bir Halde Yücelten Kederi De Sevinç Haline Sokabilir.

MEVLANA
Sayfa: [1]
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
TARLA FARESİ MÜCADELESİ Entomoloji general 0 1268 Son Mesaj Nisan 02, 2007, 01:48:20 am
Gönderen: general
BAĞ HASTALIKLARI Depo(Çöp) ceylan 4 2785 Son Mesaj Şubat 10, 2009, 11:05:18 pm
Gönderen: tarimadmin
BAĞ HASTALIKLARI-2 Depo(Çöp) ceylan 1 807 Son Mesaj Mayıs 21, 2008, 09:12:02 pm
Gönderen: yabo
DOMATES HASTALIKLARI VE MÜCADELESİ Fitopatoloji « 1 2 » syringa 20 18583 Son Mesaj Temmuz 23, 2010, 03:13:17 pm
Gönderen: syringa
ZEYTİN ZARARLILARI VE MÜCADELESİ Bitki Koruma syringa 7 6792 Son Mesaj Şubat 03, 2009, 03:04:49 pm
Gönderen: tarimadmin
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Site Haritası Sitemap
|Site Map2|Sitemap3 | Arşiv |Tag | Rss

Tema çöl ateşi(rallyproco)-Düzenleyen Ziraat Mühendisi Mustafa Adnan TOY

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.204 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu

Ege Tarımının Kalbi