Ege Tarımının Kalbi > Tarım Forum > Bitkisel Üretim (Moderatör: beerenebost) > Peyzaj
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Ana Sayfa Forum Ara Yardım Giriş Yap Kayıt

Reklamlar
Sulama,sera,laboratuvar,tarım alet makine,çim
                      

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Peyzaj
Cevap SayısıCevap Sayısı: 5 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 3387 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peyzaj  (Okunma Sayısı 3387 defa)
Mart 05, 2007, 09:11:32 pm
Administrator
*
Üye No: 7
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2385
Nerden: KADER DİYELİM GİTSİN !...
Karizma: 777
GELSEN NE GÜSEL OLURDU BEKLENİYORSUN GELMESENDE

WWW
Offline
« :»

GÜL YETİŞTİRİCİLİĞİ
A- Gerekli Faktörler
A.1- Toprak İstekleri: Güller oldukça taze, killi-tınlı ve organik maddece zengin toprakları tercih ederler. Bu topraklar, nemli olduklarında ayağa yapışan, fakat oldukça çabuk kuruyan, fazla kuru ve nemli olmadıkları zamanlarda kolaylıkla işlenebilen topraklardır. Fakat genel olarak güller, hemen hemen tüm bahçe topraklarında yetişebilirler. Ancak, sadece killi, kumlu yada çok kalkerli gibi ekstrem şartlara sahip topraklarda yetişemezler.
Toprak analiz sonuçlarına göre gülün istekleri şöyledir.
pH....................6-6,5
Tuz .................% 0,2-0,3
N ....................20-30 mg/100 gr. kuru toprak
P2O5 ..............50-80 mg/100 gr. kuru toprak
K2O ................80-150 mg/100gr. kuru toprak
MgO ...............15-25 mg/100 gr. kuru toprak
Mn ..................150-200 ppm 100gr.kuru toprak
A.2- Toprak Hazırlığı ve Gübreleme : Güllerin kolay ve çabuk köklenebilmeleri, gelişip süratle büyü-yebilmeleri için toprağın çok iyi hazırlanması gerekir. Hiç üretim yapılmamış, yeni topraklar söz konusu oldu-ğunda derin işleme yapılması gereklidir. Kumun hakim olduğu hafif topraklarda, ağır gübreler (Kompoze güb-reler, tercihen sığır gübresi ) en iyi sonucu verir. Ağır topraklarda (kilin hakim olduğu) samanla karışık at güb-resi uygundur. Killi-Kalkerli topraklarda, herdemyeşil bitki artıkları, turba ve hayvan artıklarından yararlana-biliriz. Toprak şartlarına göre 200 ppm nitrojen ve 150 ppm potasyum içeren likit gübreler, gerek duyulduğunda demir ve magnezyum ilavesiyle kullanılabilir.
A.3- Işık : Güller havadar güneşli yerlerden hoşlanırlar. Açıkta, sera dışında yapılan yetiştiricilikte, gü-neyde duvar diplerinde bulunan yataklar güller için hiç uygun değildir; çünkü aşırı sıcak ve yakıcı olur. Eğer gül-leri bu gibi yerlerde yetiştirme zorunluluğu varsa,kuvvetli güneş ışınlarından en çok etkilenen kırmızı renkte var-yeteler seçilmelidir. Tırmanıcı, yayılıcı güller bu koşullar için idealdir. Bunun dışında beyaz ve pembe renkli varyeteler seçilebilir.
Işık, seralarda yetiştirilen bitkilerin gelişmesini en çok etkileyen faktörlerden biridir. Işık intensitesi yazın en fazla olduğundan yazın gül kesimi daha fazla olur. Gün uzunluğunun güllerin büyüme ve çiçeklenmeleri üzerinde bir etkisi yoktur. Yapılan araştırmalarda yüksek intensiteli ( 100 W ) floresan lambalarla yapılan ek ışıklandırmanın gül üretimini % 50-200 arasında artırdığı görülmüştür. Özellikle kısa saplı çeşitlerde ürün artışı yüksek olmaktadır ( Uzun, 1985 ).
A.4- Sıcaklık : Bir çok gül çeşidi için 16 C gece sıcaklığı uygundur. Güneşli günlerde seradaki sıcaklık bundan 5-7 C yüksek olabilir. Daha yüksek sıcaklıklarda güllerde gelişme süresi kısalmakta, verim artmakta, ancak kalite düşmektedir (Çiçek sapı küçülür, sap kısalır ). Yeni dikilmiş güllerde başlangıçta sıcaklık kontrolü çok önemlidir. Güllerde kritik dönem olarak bilinen, tomurcuğun bezelye büyüklüğünü alıncaya kadar geçmesi gerekli sürede, sıcaklık 21 C civarında tutulmalı, bundan sonra 16 C ye düşürülmelidir. Bu şekilde daha kısa sürede çiçek elde edilir ( Larson,1980 ).
A.5- Nem : Sera içi sıcaklığa bağlı olarak oransal nem, güllerin gelişmesi için uygun düzeyde tutulmadır. Örneğin 24 C de % 60 bağıl nem uygundur. Fazla nem, sera içi hastalıklarını artırdığı gibi, nem noksanlığı da gelişmeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Bitkide su kaybı artar, gelişme durur ve sürgünler kısalır.
Geceleri sera içi neminin düşük olması ( % 40-60 )istenir. Bunu sağlamak için ısıtma veya iyi havalan-dırma sistemi gerekir. Elverişli nem koşullarında saplar daha uzun, çiçek ve yapraklar daha büyük olmakta, dolayısıyla kalite artmaktadır. Sık sık yapılan yağmurlama sulama (sisteme) külleme ve kara leke hastalığının yayılmasında etkili olacağından sakıncalıdır.
A.6- Karbondioksit (CO2) : Sera güllerinde fotosentez için su ile birlikte kullanılan önemli bir madde- dir. Fotosentez sonucu bitkide büyüme ve gelişme artar. Havadaki normal CO2 gazı yaklaşık 300 ppm dir. Sera- larda CO2 miktarı arttırılırsa fotosentez de artacağından güllerin sapı uzar. Goncalar daha iri olur, dolayısıyla kalite artar. Seralarda CO2 ihtiyacı havalandırmanın yanı sıra, sera içinde alkol, propan yakılması ile de sağ-lanabilir.
A.7- Havalandırma : Seraların sıcaklığına ve nem oranına bağlı olarak gerektiğinde havalandırma yapılmalıdır. Havalandırma, sera sıcaklığı 21 C nin üzerine çıktığı zaman yapılmalıdır. Havalandırma ile sera sıcaklığı ve sera nemi kontrol altına alınır. Ayrıca bitkiler için gerekli olan CO2 ve O2 de sağlanmış olur.
A.8- Sulama : Güllerde dikimden itibaren yeterli sulamaya özen gösterilmelidir. Sulama zamanı ve miktarı çevre koşullarına, toprak yapısına, bitkinin gelişme durumuna bağlı olmakla birlikte, sürgün verme döneminde ve yaz aylarında gül, daha fazla suya ihtiyaç duyar. Budama sonrası, çiçek kesim dönemi ve kış aylarındaki su ihtiyacı ise daha azdır.
Bir dekar seranın yıllık su ihtiyacı 2000-2500 ton arasında hesaplanabilir.



B. Güllerin Dikimi ve Budanması
B.1- Dikim : Güllerin dikiminde en uygun periyodik Kasım ve Mart ayları arasındadır. Fakat gerçekte 15 Ekimden itibaren Nisan sonuna kadar dikilebilirler. Kışın dikim, toprak şartlarının elverişsizliği nedeniyle uygun değildir. Dikim, geç Nisanda yapılmışsa özellikle sulamaya büyük özen göstermek gerekir. Söz edilen dikim zamanları çıplak köklü güller için geçerlidir. Şimdi yetiştiriciler, her mevsim hatta yazın bile dikilebilme olanağı olan olan tüplü güller yetiştirmektedir.
Gerek bahçecilikte, gerekse seralarda kesme çiçek olarak yetiştirilen güllerin dikimi çok önemlidir. Dikim için, yukarıda anlatıldığı şekilde hazırlanan toprak sahada derinliği 60 cm, çapı 40 cm olan çukurlar açılır. Çukur dibine, üstten alınan toprak gübreyle karıştırıldıktan sonra konur. Bundan sonra sıra, güllerin dikime hazır hale getirilmesine gelir. Buna pratikte “kök tuvaleti “ (dikim budaması) denir. Amacı, sökümde zedelenen, kuruyan kök uçlarını budamaktır. Ölü kök uçları kahve rengi olup, bahçe makasıyla kesilerek sarı veya beyaz sarı rengin ortaya çıkması sağlanır. Toprak içinde, köklerin kesilen kısımlarının etrafında oluşan yara dokusunun çevresin- den çıkan çok sayıda kökçükler gülün toprağa sıkıca tutulmasını sağlarlar. Bu tutunma,eğer gülün kökleri dikim-den önce killi toprak, taze gübre ve sudan yapılmış bulamaca batırılırsa daha da kolaylaşır. Köklerde yapılan bu budamaya paralel olarak dal uçları da budanmalıdır. Bu yöntem, bütün geç dikimler için özellikle önerilir. Dikim budaması yapılan güller, önceden açılmış olan çukurlara, kökler kıvrılmayacak, doğal durumunu koruyacak ve aşı noktası hafif olarak toprak içinde kalacak şekilde yerleştirilirler.
Fazla uzun kökler de budama sırasında uçlarından kesilerek kısaltılabilirler. Gübreyle karıştırılarak yavaş yavaş köklerin arasına konulur ve çukur tamamen doldurulduktan sonra etrafına sulama çanağı yapılarak bolca sulanır.
B.2- Güllerde Budama : Güllerde Budamanın dört ana nedeni vardır.
1- Gençleştirme
2-Verimi Arttırma
3- Kaliteyi Arttırma
4- Form Verme
Güller her yıl ne kadar iyi bakılırsa bakılsın, zamanla karşılaştığı, dalların kısalıp gelişmediği, kurumuş bir hal aldığı görülür. Bu durumda, güllerin keskin aletle aşı noktasının üstünden kesilmesi hem gençleştirmeye hem de verimli ve kaliteli çiçek elde edilmesine yardımcı olur. Gençleştirmenin söz konusu olmadığı, verimin de iyi olduğu güllerde yapılan budama form içindir. İyi bir form için “V” şeklindeki budama gerekir. Güllerde budama zamanı kış sonu veya ilkbahar başıdır.
Gül fidanlarında budama üç şekilde yapılır.
1-) Uzun Budama (yumuşak budama ) : Dalların dipten itibaren 510 göz bırakılacak şekilde kesilme-siyle gerçekleşir. Bu tip budama çok kuvvetli, sağlıklı gelişen güllerde, melez çay güllerinde, sarılıcı güllerde uygulanır.
2-) Kısa Budama (Sert Budama ) : Dallar dipten itibaren 2-4 göz üzerinden budanır. Bu tip budama genç sürgünlerin kuvvetli ve dayanıklı olmasını, çiçek dallarının da daha uzun ve kuvvetli olmasını sağlar. Zayıf, güçsüz, verimli olmayan güllerin çoğu bu şekilde budanır.
3-) Karışık Budama : Gül fidanlarındaki dalların kuvvet, kalınlık, uzunluk, yaş, verim gibi faktörler göz-önünde bulundurulmak suretiyle yerini göre uzun, yerine göre kısa budanmasıdır. Cinsleri ne olursa olsun pratikte gülleri şu şekilde budanmalıdır.
1. yıl 2 göz üzerinden
2. yıl 3-4 göz üzerinden
3. yıl 5-6 göz üzerinden
4. yıl 2-3 göz üzerinden
Bu şekilde yapılan budamayla güllerin hem şekillerini korumuş olur, hem de ömürlerini uzatmış oluruz. Budanan fidanlar derhal sulanmalı, sulamayla birlikte sulandırılmış gübre verilmelidir. Budamanın sabah veya akşam üstü serinliğinde sonbahar-ilkbahar arasında yapılması uygundur.
B.3- Güllerde Uç Alma Teknikleri
Koltuk Filizleri ve Tomurcuk Alam : Güller genel olarak, dipten itibaren 1 veya 2 kalın dal ve çok sayıda ince dal meydana getirirler. Kaliteli gül yetiştiriciliğinde, bitkilerin dipten itibaren birkaç kalın dal meydana getirmesi istenir, bu da “ uç alma tekniği “ ile sağlanabilir. Yeni dikilen güller, gelişmeye başladıktan sonra sürgün gelişimi dikkatle gözlenmeli, sürgünler 2.5-3.0 cm olunca ikinci veya üçüncü beş yaprakçıklı yaprağın hemen üzerinden sürgün ucu kopartılmak suretiyle “ Erken Uç Alma “ tekniği uygulanmalıdır. Bu yöntemle, meydana gelen sürgünlerin daha kalın çaplı olması, bitki üzerinde küçük çaplı sürgün kalmaması ve sürgünler üzerindeki yaprakların da en büyük ölçülerine kadar gelişmesi sağlanmış olur.
Doğal olarak gelişen kuvvetli, orta kalınlıktaki gül sürgünleri çiçek tomurcukları görülene dek gelişmelerine izin verilir, daha sonra üstteki ilk beş yaprakçıklı yaprağın altından kesilirler. Bu şekilde “Yumuşak Uç Alma” tekniği uygulanan güllerin daha uzun saplı olması sağlanmış olur.
Güllerde birde “Sert Uç Alma” vardır ki: Bu da uzun saplı, kaliteli gül elde edilmesi için uygulanır. Sür-günler alttaki iki adet beş yaprakçıklı yaprağın üzerinden kopartılır.
Filiz alma, güllerde çiçek sapı ve buna bağlı olarak ta çiçek tomurcuğu sayısını kontrol altında tutmak amacıyla yapılır. Çünkü uç alma ile ikinci ve üçüncü derecedeki gözlerin sürgün yapmaları teşvik edilmiş olur. Bunlardan en üst noktadaki bırakılırken, diğerleri alınarak kontrol yapılır.
Güllerde ayrıca çiçek sapı üzerindeki tepe tomurcuğundan başka, çeşit özelliğine göre 2-4 arasında değişen sayıda ikinci derecede çiçek tomurcukları da vardır. Bunlar nohut iriliğine gelince elle kopartılarak alınmalıdır. Bu şekilde tepe tomurcuğunun gelişimi engellenmemiş olur.
5. Güllerde Ürün Programlama :
Güller, genel olarak dikimden itibaren kesime kadar üç aylık bir zamana ihtiyaç duyarlar. Verimi Pazar koşullarına göre ayarlayabilmek ve belirli periyotlarda münavebeli olarak çiçek elde edebilmek amacıyla bir ürün programlaması yapmak önemlidir. Bunun için de dikim zamanıyla birlikte uç alma zamanı ayarlanmalıdır. Uç almadan itibaren gülün kesimine kadar geçen süre uç alma şekline, zamanına ve varyetelere göre değişiklik gösterir.
Genel olarak geç ilkbaharda veya yazın bu süre 5-6 hafta iken, kışın 8 haftaya çıkar. Bunun dışında, “yumuşak uç alma “ uygulananlar “sert uç alma” uygulananlara göre 3-7 gün gibi daha fazla bir sürede kesime gelirler. BU arada seradaki sıcaklık değişmeleri de dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan gülün sap uzunluğu da kesim zamanını etkileyen bir faktördür. Uzun saplı güller, olgunlaşmaları için daha fazla zamana ihtiyaç gösterirler. Ayrıca gece sıcaklığını (bir gecede en fazla 1 C olmak kaydıyla) 4-5 C düşürmek veya yükseltmekle çiçeklenme gecikebilir veya hızlandırılabilir.
6-Çiçek Kesimi : Bir gül sürgünü incelendiğinde, sürgünün orta kısmında 2-5 adet beş yaprakçıklı yaprak bunların hemen altında ve üstünde bir çok üç yaprakçıklı yaprak ve dar yaprakçıklar bulunmaktadır. Gül tomurcuğunun hemen altında bulunan, sırasıyla; dar, uzun yaprakçık, üç yaprakçıklı yaprak ve ilk beş yaprakçıklı yaprakların dibindeki tomurcuklar sivridir. Bunların altındaki yaprakların dibindekiler ise yuvarlaktır. Sürgünün en altındaki dar yaprakçıkların dibindeki gözler ise daha düzdür.
Gül sürgünü üzerindeki tomurcukların durumunu bilmemizin, çiçek kesiminde büyük önemi vardır. Eğer bu tomurcuklar çiçeklenmeye bırakılırsa, sivri olanlar kısa saplı güller, dolayısıyla kalitesiz güller meydana getirecektir. Bu bakımdan çiçek sapının, üstteki ilk beş yaprakçıklı yaprağın altındaki noktadan kesilmesi gerekir (yumuşak uç alma noktası ). Bu işlem, alttaki yuvarlak tomurcukların ileride uzun saplı, kaliteli gül meydana getirmelerine yardımcı olur.
Çiçek kesim zamanı üzerinde, farklı tür ve varyeteler de rol oynar. Sarı varyeteler pembe veya kırmızı varyetelere göre daha kapalı halde iken kesilirken, kırmızı veya pembe varyeteler ise dış petaller açılmaya başlarken kesilmelidir.
7-Depolama : Kesilen güller hemen ılık suya konarak 4-5 C hava sıcaklığındaki depolarda saklanmalıdır. Gülleri daha uzun süre (2 hafta) saklamak gerekiyorsa –1 C ile 1 C arasında bırakmak gerekir. Ancak güller su içine konmayıp nem ve hava geçirmez kaplarda saklanmalıdır. Depolamadan sonra sapların ucu biraz kesilerek 27 C-30 C deki sıcak suya batırılmalıdır. Bu arada ortam sıcaklığının 4-5 C olması önerilmektedir.
8-Gül Sorunları, Hastalık ve Zararlıları
Gül yetiştiriçiliğinde karşımıza çıkan en büyük sorunlar “Kör Sürgün” ve “Bozuk Baş” oluşumudur.
1.Kör Sürgün : Güllerin generatif gelişmeye başlaması gerekirken, vejetatif devrede kalarak yaprak açmaya devam etmesi, böylelikle sapın ucunda çiçek meydana gelmemesi olayıdır. Yüksek ışık intensitesi ve yüksek sıcaklık ile kör sürgün arasında ters bir orantı vardır. Işık intensitesi ve sıcaklık arttıkça kör sürgün oranı azalmakta (% 14-15),tersi durumunda %40’a yükselmektedir.
Bununla beraber 21 C nin üzerindeki sıcaklıklarda kör sürgün oranı tekrar artış göstermektedir. Ayrıca, gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkının yüksek olması da kör sürgün oranını arttırır.
Budama şekli de kör sürgün oranına etki eden önemli bir faktördür. Kuvvetli budama zayıf budamaya göre kör sürgün oranını artmasına nedendir.
2.Bozuk Baş : Gül tomurcuklarının ortasındaki petallerin tam olarak gelişemeyerek yassı ve ondüleli bir şekil almasıyla ortaya çıkar. Bozuk baş oranı da kör sürgünde olduğu gibi düşük sıcaklık, zayıf ışık intensitesi ve kuvvetli budama ile artış göstermektedir.
Güllerde en çok görülen Külleme, Pas, Mildiyö, Yaprak ve Sap Lekesi, Siyah Leke, Kök Çürüklüğü gibi hastalıklar ve Gül Pseuronu, Afidler, Gül Filiz Arısı, Gül Kabuklu Biti vb. zararlılara karşı kültürel ve kimyasal savaş yapılmalıdır. Bunun için; genel olarak işletmelerde temizliğe çok dikkat edilmeli, toprak ve sera dezenfek-te edilmeli serada havalandırma sağlanmalı, fazla nemden daima kaçınılmalı,fazla azotlu gübre kullanılmamalı, gece-gündüz sıcaklık farkının çok olmamasına dikkat edilmelidir. Kimyasal savaş olarak özellikle Mildiyö ve Küllemeye karşı sık sık kükürtlü preparatlar ve organik fungusitlerle ilaçlama yapılmalıdır.
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sponsor Bağlantılar

Logged
Mart 26, 2008, 05:06:07 pm
Co-Admin
*
Üye No: 24
Mesaj Sayısı: 1678
Nerden: ben seni unutmak için sevmedim
Karizma: 14
emeğe saygı bir mesajda siz atın

WWW
Offline
« Yanıtla #1 :»

GÜL YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Kalıcı olduğu düşünülürse gül bitkisi dikilmeden önce gerekli hazırlığın dikkatle yapılması,doğru dikim, sonrasında bakım ve budama işlemlerinin tam vaktinde uygulanmasıyla gülleriniz yıllar boyunca cazip çiçekleriyle bahçenizi süsler. Gül bakımı zor değil ancak ihtimam ve dikkat isteyen bir iştir.

GÜL SATIN ALIRKEN..

Fidanları güvenilir bir seradan temin edin. Güllerinizi saksı içinde alırsanız her mevsim dikebilirsiniz. Fidanları almadan önce dikkatle inceleyin. Aşının üzerinden çıkan en az dört adet sağlıklı dal bulunsun.Yaprakları canlı ve lekesiz olsun. Saksının içini ot bürümüş, altından kökler fışkırmışsa bu iyiye işaret değildir. Bitkinin kart olduğunu gösterir.

Ancak ilk ve sonbaharda çok fazla çeşit bulunduğu için bu zamanlarda daha kolay seçim yapabilirsiniz. Ayrıca sonbaharda dikilen güller daha kolay tutar. Kış boyunca yerine alışır ve baharda güzel açar.

GÜL HANGİ TOPRAKTA YETİŞİR..

Gül fazla seçici olmamakla beraber, en iyi bağ toprağı da denilen demiri bol hafif kırmızımsı,kumlu killi toprakta yetişir. Bakir toprakları sever. Fazla asitli,kireçli ve besin açısından zayıf topraklar gül yetiştirmek açısından uygun değildir. Bol gübre veya kompost kullanılarak böyle topraklarda da gül yetiştirmek mümkündür.

Ağaç veya yüksek çalı bitkilerinin altlarına gül dikilmemelidir. Gölge olması bir yana, ağaç kökleri fidanların gelişmesine izin vermez.

Daha önce gül yetişmiş topraklara veya eski gül fidanlarının yakınına yeni gül dikilmesi uygun değildir. Sebebi tam bilinmemekle beraber yeni güller böyle yerlerde iyi gelişemez, hatta ölebilir. Bu durum "gül hastalığı" diye adlandırılmıştır.

Mecbur kalınırsa dikim çukuru biraz geniş ve derin açılır ve buradan çıkan toprak kullanılmaz. Bahçenin başka bir yerinden toprak getirilir. Eski toprak başka yerde rahatlıkla kullanılabilir.

Ayrıca toprağın drenajlı olması gerekir. Su tutan yerlere gül dikilmez.

ESKİ GÜLLERİN YERİNİ DEĞİŞTİRMEK..

Bazen gölgede kaldığı için veya başka bir sebeple gül fidanının yeri değiştirilmek istenir. Bitki 10 yaşında bile olsa bu mümkündür. Bu iş için en uygun zaman kasım-aralık aylarıdır. Böylece fidan bahar gelmeden yeni yerine alışma fırsatı bulur.

Önce yeni çukur açılıp hazırlanır. Daha sonra sökülecek gülün dalları kısaltılır. Bitkinin etrafı köke zarar vermeden açılır. Çatal bel yardımıyla dikkatle yerinden oynatılır. Toprağıyla çıkarılırsa daha iyi olur. Vakit geçirilmeden yeni yerine dikilir ve bolca sulanır.

GÜL İÇİN GEREKLİ BESİN NASIL SAĞLANIR..

Aşırı besin tüketen bir bitki olduğu için toprağı her yıl gübrelenmelidir. Güllerin çevresi sonbaharda yanmış gübre ile tamamen örtülür. Bu suretle hem kökler soğuktan korunmuş olur hem de toprak besince zenginleşir.

● Gül için hazırlanmış kurumuş kan ve öğütülmüş boynuz ile yapılan tabii gübreler de çok faydalıdır. Yavaş etkili bu gübreler ilkbaharda fidan başına bir avuç hesabıyla gül diplerine serpilir.İlk çiçekleri geçtikten sonra ve yaz ortasında olmak üzere iki kere daha aynı miktarda gübre verilmelidir.

● Fidanlar tomurcuk zamanı gübre şerbeti veya suni gül gübresi eritilmiş suyla arada bir sulandığı takdirde bol çiçek açar. Temmuz ayına kadar hiç olmazsa üç kez şerbet verilmelidir. Özellikle çiçekli dönemlerinin sonunda verilirse yeni tomurcuklar çıkarmakta gecikmeyecektir.

Gülleri beslemek için yukardaki iki usulden biri tercih edilir.

Gübre şerbeti için bir kovaya bir kaç kürek yanmış gübre ıslatılır. Üzeri örtülü olarak 3-4 gün bekletilir. Daha sonra sulama sırasında güllere verilir. Özellikle kuş gübreleri böyle verilmelidir.

GÜL DİKİLECEK YERİN HAZIRLANMASI..

Az sayıda gül dikilecekse mümkünse dikimden bir ay önce 40-50 cm. derinlik ve 50 cm. genişlikte çukurlar açılır.Çıkan toprağın üst kısmı bir tarafa,alt tabaka ise başka bir tarafa ayrılır. Çok sayıda fidan tarh şeklinde dikilecekse seçilen yer bolca yanmış gübreyle karıştırılıp,tarla usulü kazılır. Çukurlar daha sonra açılır. Buralardaki yabani otlar ve varsa iri taşlar temizlenir.

GÜL DİKİMİ..
Ayrılan üst tabaka toprak fidan başına bir kova yanmış gübreyle karıştırılır. Yoksa gül için hazırlanmış yavaş etkili bir suni gübre fidan başına bir avuç toprağa karıştırılır. Çukura biraz gübreli toprak atılır. Fidan saksıdan toprağını dağıtmadan çıkarılır. Bunun için saksı dikkatle yan yatırılıp dibine birkaç kez vurulur. Fidan çukura oturtulur. Gübreli toprakla çukur doldurulur.Yetmezse alt topraktan ilave edilir. Aşı yeri hafifçe örtülür. Toprak ayakla dikkatlice sıkıştırılır. Hemen sulanır.

Gül çıplak köklü dikilecekse açılan çukurun dibine gübreli topraktan bir tümsek yapılır. Köklerin ezik ve yaralı yerleri hafifçe budanır. Kökler yelpaze biçiminde tümseğe yayılır ve çukur dikkatle doldurulur. Sıkıştırılıp sulanır. Çıplak köklü güller mutlaka sonbaharda dikilmelidir. Kökleri sıcak tutmak için fidanın dibine biraz saman veya kuru yaprak örtülür.

Bir kova içinde birer kürek gübre ve killi toprak az suyla eritilip dikimden önce kökler bu sulu balçığa batırılırsa daha kolay tutar.

DİKİM ARALIKLARI NE KADAR OLMALI..

Bu önemli bir ayrıntıdır. Fidanlar arasında yeteri kadar aralık bulunmazsa bitkiler havasız kalacağından mantar hastalıkları artar. Bakım işleri zorlaşır. Gülün cinsine göre dikim aralıkları şöyle olmalıdır:

Minyatür güller: 30 cm.

Melez çay ve demet güller, boylarına göre:

Kısa: 45 - 60 cm.

Orta: 60 - 75 cm.

uzun:75 cm. - 1 metre

Çalı güller: Boyuna göre 50 cm. ile 1,5 metre arası..

Sarmaşık güller: 2 metre..

GÜL NASIL BUDANIR..

Güller budandıkça gençleşir ve ömrü uzar. Her yıl budama yapılmalıdır.Bu pek zor değil ancak teknik gerektiren bir iştir. Bunu öğrenmek için en iyi metot budama mevsiminde bir gül serasını ziyaret edip,olayı bizzat yerinde görmektir.

Öncelikle kaliteli bir gül makası gerekir. Elleri koruyacak uygun bir eldiven de unutulmamalıdır.

Tekrar açan güller iklime göre ocak ve mart ayları arasında budanır. Bir kez açanlar ise çiçekleri geçtikten hemen sonra yazın budanmalıdır. Baharda budanırlarsa o yıl çiçek açmazlar. Gül budaması gülün cinsine göre farklılık gösterir.

Budamaya başlarken öncelikle kuru,hastalıklı ve zayıf ve çok ince dalları dipten kesin. Bitki çalılaşmışsa hava alması için orta kısımdan birkaç dal alın. Bunlar düzgün olmayan çapraz dallar olabilir. Gülleriniz üç yıllık olunca her yıl eski dallardan üç de birini kesin. Gül budarken daima dalın dış yüzeyindeki bir gözün yarım cm. üzerinden kesin. Hafif verev,temiz bir kesik olsun.

Yeni dikilmiş güller kuvvetlenmesi için ilk yıl derin budanır. Aşı yeri üzerinden 15 cm. yani 3-5 göz üzerinden budanmalıdır.

Yetişkin melez çay ve demet güller de her dal 5-6 göz üzerinden budanır.

Çalı gülleri yüksekliğinin yarısı kadar kesilir. Kuru ve bozuk dallar ayıklanır.Derin budanmaz.

Sarmaşık güller ilk yıllarda şekil verilmek için budanır. Daha sonraları yalnızca kuru, bozuk ve hastalıklı dalları ayıklanır.

Minyatür güller de daha çok normal bir makasla hafifçe budanır. Kuru ve hastalıklı dalları ayıklanır.

Gül bitkisi için hijyen çok önemlidir. Budama sırasında çıkan bütün artıklar yakılarak yok edilmeli veya derhal bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

YAZ BUDAMASI..

Bahar ve yaz aylarında gül keserken,her dalın üzerinde 4-5 göz bırakmaya dikkat edilir. Böylece dal körleşmez. Kalan gözlerden yeni tomurcuklar verir. Yeni dikilen güllerden vazo için gül kesmemelidir. Yalnızca solan güller gül makasıyla temizlenir.

Bazen gül dalları körleşir açmaz. Bunlar birkaç göz altından kesilirse yeni tomurcuk verir. Solmuş güller ve hastalıklı,kuru dallar açma mevsiminde de ayıklanmalıdır.

GÜL HASTALIKLARI

Güllere musallat olan bir çok zararlı vardır.

Mantar hastalıkları:

Külleme: Yapraklar ve tomurcuklar pudralanmış gibi beyazlaşır. Zamanla tomurcuklar düşer,yapraklar kıvrılıp kurur.

Pas: Yaprakların altında pas rengi lekeler oluşur. Zamanla genişler ve yaprakları kurutur.

Siyah Nokta: Yapraklarda siyah noktalar oluşur.Genişleyerek yaprakları kurutur.

Güller budandıktan hemen sonra bakır esaslı bir mantar ilacı ile ilaçlanmalı ve bu işlem 2 haftada bir tekrarlanmalıdır. (Cupravit,Antracol vs.) Hastalık görünmeden ilaçlama şarttır.Başlamışsa ilaçlama olan hasarı düzeltmez ama hastalığı durdurur.

Zararlı böcekler: Gül bitleri,tırtıllar,testereli arı ve çeşitli böcekler..Bunlar ya bitkinin özsuyunu emer,ya da çiçek ve yaprakları yiyerek bitkiye zarar verirler.Uygun ilaçlar kullanılmalıdır.

Bazı böcekler dalların içine girerek boşaltırlar. Böyle hastalıklı dalları sağlam yerine kadar budamalıdır.

Mantar hastalıklarında belirti görülmeden ilaçlama yapılır. Böcek ilaçları ise zararlılar görüldükten sonra kullanılır. Bu ayrıntıya dikkat edilmelidir.

İlaçlama kuru,rüzgarsız,güneşsiz ve serin havada yapılır. Akşam üstü en uygun zamandır. İlacın tarifesi dikkatle okunur. Buna göre işlem yapılır.

SULAMA:

Gül dayanıklı bir bitki olduğu için,fazla sulanmasa da kolay kurumaz. Ancak çiçekleri küçülür,yeni tomurcuk vermez. Bitki gelişemez. Yeni fideler düzenli sulanmaz ise kuruyabilir. Bol sulanan güller sürekli gelişir ve çiçeksiz kalmaz. Ancak dibinde su beklememelidir.

En ideal sulama için gül fidanının çevresi hafif çukurlaştırılır. Haftada 1-2 defa bu çukur suyla doldurulur. Sadece toprağı ıslatmak yetmez. Az ve sık sulamak faydadan çok zarar verir. Saksı gülleri daha sık sulanmalıdır.
Logged

allah cc gülleri yakanızı bırakmasın

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Temmuz 08, 2008, 10:02:52 pm
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 1334
Mesaj Sayısı: 2
Karizma: 0

Offline
« Yanıtla #2 :»

slm arkadaslar ben mavi ladin hakkında bılgı almak ıstıyorum.tohum ekmek suretıyle yetıstırmeyı dusunuyorum.bu konuda bılgısı olan arkadasların bılgısıne ıhtıyacım var. nesıl dıkılır ılk gunlerde neler e dıkkat edılmelı sulama ılac  gunluk bakım haftalık ve aylık bakımları kısacası her devresını anlatan bılgılere ıhtıyacım var.veya kıtab cık bula bılırmıyım sımdıden ılgınıze tesekur ederım
Logged
Temmuz 09, 2008, 11:51:41 am
Administrator
*
Üye No: 1
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3452
Nerden: Sanal Dünya"da bir yer..
Karizma: 520

Offline
« Yanıtla #3 :»



Tohumların Genel Cımlendırılmesı ıcın En Uygun Olanı Balık Konan Kopuklerdır Kapaklı Olan Bu Kopukler Kapakları ıle Alınır Derın Kopugun Alt Kısımları Cok ınce Olmak Kaydıylan Delınır ınce Bır Elek Yardımıylan Toprak Elenır Elenen Toprak Kalın Bır Sekılde Dosenır Tohumlar Topraga Serpılır Ve Yıne ınce Elenmıs Toprak ıle ınce Bır Sekılde Kapanır Hafıf Sulanarak Kapak Kapatılır Amac Kopuk ıcerısındekı Hava Sıcaklıgını Esıt Tutmaktır Haftada Bır Tohumlar Kapak Acılarak Kontrol Edılır Tohumlar Cıkmaya Basladıgı Anda Artık Kapak Kapanmaz Yaprakların ısık La Bulusma Vaktı Gelmıstır Bır Reaksıyon Sonucu Yapraklar Kendı Ana Rengıne Donusur Artık ıkıncı Asamaya Gecılmesı Sarttır Kopukten Daha Genıs Bır Kap Alınır Kopuk Bu Kabın ıcıne Konarak Kopugun Yarısına Gelecek Sekılde Su Doldurulur Boylece Yukarıdan Sulamadan Kaynaklanacak Kayıplar Onlenmıs Olur Fıdelerınızın Uygun Durama Geldıgını Dusunuyorsanız Bır Ozel Kalem ıle Kopukten Saksıya Gecısı Yapabılırsınız.
100 gr tohumdan 8 bin fide yetişiyor

Mavi ladinde için Kök çürüklükleri için Pomarsol Forte  özelllikle tavsiye edilen bir ilaç.Yoksa fideler 2 cm olduğunda yatmalar meydana geliyor.

 İzmir şartlarında çok kısa zamanda formunu kaybediyor.. sıcaklardan ötürü dalların formu bozuluyor.. yaprak dökümü yapabiliyor.. tavsiyem özellikle öğle-ikindi güneşinden korumanız ve nemlendirmeniz.. kök değiştirmede zedelememeye dikkat edin çok fazla töleransı yok..


Mavi ladinin künyesi
Familya: Çamgiller
Latince adı: Picea pungens
Büyüme şekli: Piramidal
Genel görünüm: Genellikle 30, iyi yetişme yerlerinde 50 m'ye kadar boylanabilen, dalları yatay yönde ilerleyen kalın dallı ağaçtır. Hiçbir şekilde saf orman oluşturmaz.
Çoğalması: Tohum veya aşı ile olur. Kuzey Amerika'nın batısında 2 bin-3 bin metrede doğal yetişir. Türkiye'de doğal yayılış göstermez.
Toprak: Toprak isteği fazla değil, kuru ve fakir topraklarda da yetişiyor.
Meyve-tohum: Kozalakları 8-10 cm uzunluğunda 3 cm çapındadır. Taze iken yeşilimsi, olgunlaşınca saman sarısı renginde olur. Kozalak pulları kağıt gibi ince, kenarları dalgalı, uçları kertiklidir.
Sürgün: Genç sürgünler kalın, çıplak, tomurcuklar kronik yuvarlak, reçinesiz, tomurcuk pullarının uçları geriye doğru kıvrıktır.
Özellik: Yaz kuraklığından en az etkilenir. Zehirli gazlara karşı duyarlıdır.
Kullanım alanları: Park ve bahçelerde süs bitkisi olarak ve gitar yapımında kullanılır.
Logged

Hani Giderken Bana Demiştin Ya Sen ; Yolcu Yolunda Gerek..


Temmuz 09, 2008, 11:52:27 am
Administrator
*
Üye No: 1
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3452
Nerden: Sanal Dünya"da bir yer..
Karizma: 520

Offline
« Yanıtla #4 :»

Dünya gazetesinde mavi ladinle ilgili çıkmış bir haber

Ladin üretimiyle 5 yıl sonra 75 bin YTL gelir

Son yıllarda gerek resmi, gerekse özel kuruluşların yeşil alan tesisine yönelik eğilimlerinin artıyor olması, dış mekan süs bitkilerine olan ilgiyi de artırıyor. Ancak talepteki bu artışa karşılık Türkiye'de halen yeterli sayıda süs bitkisi yetiştiricisinin olmaması ve üretim miktarlarının kısıtlılığı ihtiyacın ithalatla karşılanmasını zorunlu kılıyor.
 
Park-bahçe ve peyzaj düzenlemelerinin önemli aktörlerinden mavi ladin bitkisi de Türkiye'de ağırlıklı olarak ithal edilen bitkiler arasında yer alıyor. Kuzey Amerika'nın batısındaki Kolorado, Utah ve Arizona eyaletlerinde kendiliğinden yetişen mavi ladin, Türkiye'de doğal olarak yetişmiyor. Ancak toprak seçiciliği olmayan bu bitki, ülkemizde rahatlıkla yetiştirilebilecek ağaçlardan biri. Doğal yayılış alanları içerisinde hiçbir şekilde saf orman oluşturmayan ve 2 bin-3 bin metre, dağlık bölgelerde, akarsu kenarlarında veya göl ve bataklık çevrelerinde tekil ya da küçük gruplar halinde görülen bitki, kuru ve fakir topraklara da uyumlu. Bu nedenle mavi ladin, peyzaj çalışmalarında hem görsel güzelliğinin olması, hem de adaptasyon sorunu bulunmadığı için tercih ediliyor.

Yıllar hem ömrünü, hem de değerini artırıyor
Genellikle 30 metre, iyi yetiştirme koşullarında 50 metreye kadar ulaşabilen mavi ladinin gümüş renkli olan yaprakları, bu güzelliklerini 25-30 yaşlarına kadar koruyor. Tohum, aşı, doku kültürü yöntemleriyle üretilen mavi ladinin, tohumdan üretildiği taktirde mavilik oranı yüzde 90'lara çıkabiliyor. Ancak tohumu sertifikalı tohumlardan, orijini belli ve üretici belgeli üreticilerden temin etmek gerekiyor. Sertifikalı tohumlardan elde edilen fidanlar ekonomik anlamda üreticisine kazanç sağlıyor.
Sakarya'da yıllık ortalama 500 bin adet mavi ladin yetiştiren Şamil Fidancılık'ın kurucusu Abdullah Beden, kök yapısı bakımından kuvvetli, formu güzel, yaş ve boy orantısı dengeli fidanların tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Beden, "Ancak profesyoneller bile mavi ladinlerinin kalitesini 3 yıl içinde anlayamaz" uyarısında bulunuyor. Mavi ladin üretiminin geri dönüşünün dördüncü yıldan itibaren başladığını kaydeden Beden, "Yıl geçtikçe değerine değer katar. Ticari getirisi 8 yıl sonra yüksek düzeye çıkar" diyor.

1 dönümlük yatırım maliyeti bin 750 YTL
Mavi ladin fidanı yetiştirmenin maliyetini de çıkaran Abdullah Beden, bir dönüme ortalama olarak 750 adet fidan dikilebileceğini belirtiyor. 0.60 litre saksıda mavi ladinin 1 YTL olduğunu açıklayan Beden, bir dönüm için 750 YTL fidan maliyeti çıkarıyor. Yine 1 dönümün sulama maliyetinin ortalama 500 YTL, fidan dikim işçiliğinin 250 YTL, yerin dikime hazırlanmasının da 250 YTL olduğunu dile getiren Abdullah Beden, toplam yatırım maliyetinin ortalama bin 750 YTL'ye çıktığını söylüyor. Beden, fiyatların yer, su ve iklim şartlarına göre değişebileceğine de işaret ediyor. 1 dönüme en az 450, en fazla bin adet fidan dikilebiliyor.
Mavi ladin fidanının üreticisine getirisi ise 1 dönümde 75 bin YTL'yi buluyor. 5 yıllık yani ortalama 250-300 cm boylanmış bir mavi ladin fidanı, ortalama 100 YTL'den alıcı buluyor. 750 fidan da tanesi 100 YTL'den 75 bin YTL anlamına geliyor. Tabi fidanın yaşı ve boyu uzadıkça bir dönümden elde edilen gelir de 100 bin YTL'leri aşıyor.
10 soruda mavi ladin yetiştiriciliği
1) Mavi ladin nasıl bir bitkidir? Türkiye'de doğal olarak yetişir mi?
- Doğal olarak Kuzey Amerika'nın batısında yetişen bitki, Türkiye'de kendiliğinden yetişmiyor. Çamgiller familyasından olan bu bitki, 30-50 metreye kadar boy, 1.5 metreye kadar da çap yapabiliyor.
2) Bitkinin kozalak-tohumları nasıldır?
- Sarkık, ince, uzun silindirik şekildeki kozalaklar, 6-11 mm uzunlukta olur. Kırmızımsı menekşe renkli kozalaklar 5-7 ay sonunda olgunlaşır. Tohumları siyah, 3-4 mm uzunluğunda, ince, uzundur. Tohum kanadı 10-13 mm olup donuk kahverengidir.
3) Tohumdan nasıl mavi ladin yetiştirilir?
- Tohumlar bir kasaya ekilir, ılık bir yerde bulundurulur. Nisan sonu, mayıs ayı gibi çimlenmesi gerekir.
4) Çimlenen fidanlar ne zaman dikilmeli?
- Çimlenen fidanlar, köklerine zarar verilmeden küçük torba veya tenekelere alınır. 1 yaşına gelince de dikilmek istenen yere dikilebilir.
5) Mavi ladinde çelikleme yapılabilir mi?
- İğne yapraklı türlerde çelik imkansız gibidir. Çelikle de üretim mümkündür ancak bunları yetiştirmek için çok özel şartlar gerekir. Bu konuda profesyonel olarak çalışanlar gerekli toprak harcı ve sera ortamını hazırlayarak üretim yapabilirler ancak çelikle üretimde fire oranı yüksektir.
6) Mavi ladin hangi yöntemlerle yetiştirilmeli?
- Ekonomik olanı aşı ile üretmektir. Bitki tohum, aşı ve doku kültürü gibi yöntemler yararlanılarak üretilir.
7) Aşı yönteminde altlık fidanları hangi ağaçlardan olabilir?
- Özellikle yanaştırma aşı yöntemiyle başarılı sonuçlar alınır. Anaç olarak yine mavi ladin veya sitka ladini tercih edilmeli. Altlık olarak Avrupa ladini ve doğu ladini kullanımı çok sağlıklı sonuçlar vermemektedir.
Cool Bitkinin mavi rengini koruması için ne yapılmalı?
- Tohumdan elde edilen mavi ladinler 10 yaşına geldikten sonra yavaş yavaş yeşile döner. Ancak bin rakım ve daha üzeri yerlerde rengin yeşile dönmesi daha yavaş ve daha az olur.
9) Bir dönüm araziye kaç adet fidan dikilebilir?
- En az 450, en fazla bin adet. İdeal olanı bir dönüme 750 adet mavi ladin fidanı dikilmesidir.
10) Bir dönüm için ne kadarlık maliyet hesaplanmalı?
- Fidan, sulama, işçilik ve yerin hazırlanması gibi kalemler için ortalama bin 750 YTL yatırım maliyeti gerekiyor.

Sakarya'da ithal fidanlara ikame üretim
Sakarya'da mavi ladin fidan üretim ve satışı yaparak ithal dış mekan süs bitkilerine alternatif sunmaya çalışan Şamil Fidancılık'ta yıllık ortalama tohumdan 500 bin adet, aşı ile de 5 bin adet mavi ladin üretimi yapılıyor. Şamil Fidancılık'ın sahibi Abdullah Fidan, "Fidanlığımızda sertifikalı tohumlarımız 0 rakımda yüzde 40-yüzde 70 mavilik oranına sahip" diyor. Türkiye'de her iklimde ve her toprakta mavi ladin üretilebildiği için üretimde ağırlığı bu bitkiye verdiklerini açıklayan Beden, batı ladini, sedir, göknar gibi ibreli süs bitkileri üretimlerinin de yıllık 600 bin adet olduğunu bildiriyor. İthalat yoluyla fidan temininin fidancılık çalışmaları üzerinde olumsuz etki yarattığı ve fidancılığın gelişimini geçiktirdiğinden şikayet eden Beden, "Ayrıca ithal edilen bitkilerin iklim ve toprak şartları bakımından uyumsuzluğu ve Hollanda gibi ithalat yaptığımız ülkelerin, iç piyasada sattırılmayan fidanlarının ülkemize girmesi ekonomimizi olumsuz etkiliyor" diye konuşuyor. Mavi ladinin peyzaj düzenlemeleri başta olmak üzere park ve bahçelerde ve gitar yapımında kullanıldığını aktaran Beden, kirli havalarda da yetiştirilebilen bu bitkinin cadde kenarlarında yeni ormanlık alanlar oluşturduğunu kaydediyor. Mavi ladin satışı yapılan Şamil Fidancılık'a Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.samilfidancilik.com
internet sitesinden ve 0 264 654 50 80 no'lu telefondan ulaşılabilir.

100 gr tohumdan 8 bin fide yetişiyor
Mavi ladin yetiştiriciliğinin en önemli ayaklarından biri de tohumdan yetiştirme. Ancak Türkiye'de mavi ladin tohumu tedarik etmek çok da kolay değil. Piyasadaki bu ihtiyacı gören 24 yaşındaki İzmirli girişimci Kerem Baytar, Almanya'dan ithal ettiği tohumları iç pazara sunuyor. Aslında Kerem Baytar'ın asıl işi muhasebe ve sigortacılık. Hobisini işe dönüştürenlerden biri olan Baytar, mavi ladinin değerli bir bitki olduğunu keşfettikten sonra Almanya'da yaşayan kuzeninden tohum bulmasını ister. Kuzeninin Amerika'dan bulduğu tohumların Türkiye'de ticaretine başlayan Baytar, İzmir Kemalpaşa Ovacık Yaylası'ndaki çiftlikte fidancılık çalışmaları yürütüyor. Türkiye'nin her yerine tohum gönderebildiklerini söyleyen Kerem Baytar, "Tohum ekimi fide ile yetirtirmeye göre biraz daha zahmetli bir iş ve ladin yetiştirmek daha da zordur. İyi bakılmadığında çıkan fideler çok yavaş büyür, hatta olduğu gibi durur. Bu işe inanan ve fidanlara çocukları gibi ilgi gösterebilecek kişiler ilgilenmeli" diyor. 100 gram ladin tohumunu 250 YTL olarak istenen adrese gönderdiklerini açıklayan Baytar, doğru ekildiğinde 100 gramdan 8 bin adet civarında fide alındığını belirtiyor. Siparişler, 0232 457 06 74, 0532 275 04 51 no'lu telefonlar ya da Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap adresinden kabul ediliyor.

Eskişehir Orman Fidanlığı, fidan taleplerini karşılıyor
Mavi ladin fidanı yetiştiren merkezlerden biri de Çevre ve Orman Bakanlığı'na bağlı olarak hizmet veren Eskişehir Orman Fidanlığı. Mavi ladin fidan üretimi amacıyla yıllık 2-3 bin adet fidan dikimi yapılan merkezde, üreticiler ve diğer fidanlıkların küçük fidan talebini karşılamak amacıyla da 15 ile 20 bin adet arasında tohumdan 1+0 yaşlı fidan üretiliyor. Mavi ladinin kitlesel dikimden çok peyzaj planlamasında tek veya gruplar halinde kullanıldığını söyleyen Eskişehir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Şube Müdürü Belkıs Dinç, bu nedenle üretim planlamasının da buna göre yapıldığını belirtiyor. Mavi ladinin tür olarak iklim ve toprak şartları bakımından uyumu kolay bir bitki olduğunu kaydeden Dinç, "Bu nedenle çok sıcak Akdeniz, Ege kıyıları hariç tüm bölgelerimizde rahatlıkla yetişebilir" diyor. Bitkinin tohum ve aşı yoluyla üretildiğini açıklayan Dinç, şöyle devam ediyor: "Tür olarak kanaatkar olmasına rağmen fidan üretiminde fidanın kolayca gelişebileceği uygun toprak şartlarında yetiştirilmesi gerekir. Yani organik maddece zengin, pH'ı fazla yüksek olmayan, kireç oranı düşük, orta bünyeli toprakları tercih eder. Dikim aralığı fidanın söküleceği yaşa göre ayarlanmalı. Ama fidanın rahatça gelişebilmesi için 0,80 x 1,20 m veya 1,0 x 1,20 m gibi aralıklarla dikilmesi uygun olur. İlk yıllarda bu aralık makineli çalışmaya da olarak sağlar." Tohumdan üretilen fidanların tümünün mavi renkli olmayacağına dikkat çeken Dinç, tohumla üretilen fidanların renklerine göre ayrılarak üretilmesi ve buna bağlı fiyatlandırılmasının hem üretici, hem de tüketiciyi memnun edeceğini belirtiyor. Aşı ile üretilenlerde ise bu şekilde renk açılım sorunu yaşanmadığını ifade eden Dinç, "Ancak pahalı bir yöntem olduğu için fiyatı da yüksek olmaktadır" diyor
Logged

Hani Giderken Bana Demiştin Ya Sen ; Yolcu Yolunda Gerek..


Temmuz 09, 2008, 10:39:03 pm
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 1334
Mesaj Sayısı: 2
Karizma: 0

Offline
« Yanıtla #5 :»

ıyı gunler ben mavi ladin yetıstırmek ıstıyorum tohum dan cıllenme hastalık toprak secımı ılacları gıbı bılgılere ıhtıyacım var bana yardımcı ola bılırmısınız veya pıyasada yetıstırme kıtapları mevcutmu sımdıden tesekur ederım
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Mavi Platform için Mod Duyurular tarimadmin 0 342 Son Mesaj Nisan 03, 2008, 12:06:40 am
Gönderen: tarimadmin
mavi ladin Bitkisel Üretim tarimadmin 0 1801 Son Mesaj Temmuz 10, 2008, 09:17:31 pm
Gönderen: tarimadmin
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Site Haritası Sitemap
|Site Map2|Sitemap3 | Arşiv |Tag | Rss

Tema çöl ateşi(rallyproco)-Düzenleyen Ziraat Mühendisi Mustafa Adnan TOY

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.224 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu

Ege Tarımının Kalbi