Reklamlar
Sulama,sera,laboratuvar,tarım alet makine,çim
                      

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: VERİMİ ARTIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR NELERDİR ?
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 7791 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: VERİMİ ARTIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR NELERDİR ?  (Okunma Sayısı 7791 defa)
Ekim 15, 2008, 10:54:22 pm
Forum Moderatör
*
Üye No: 2259
Mesaj Sayısı: 146
Nerden: Konya
Karizma: 2

Offline
« :»

TARIMSAL ÜRETİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
(VERİMİ ARTIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR NELERDİR ?)



Tarımda verimi  artırmanın yolları ana başlıklar halinde şu şekilde sıralanabilir:
   
1-   Toprak şartları ve toprak hazırlığı
2-   İklim şartları
3-   Toprak analizleri ve gübreleme
4-   Sertifikalı tohumluk kullanımı
5-    Fidan ve fide    
6-    Sulama
7-    Bakım
8-    Zirai Mücadele
9-    Uygun hasat zamanı ve depolama
10-   Diğer etkenler

1-TOPRAK ŞARTLARI  ve TOPRAK HAZIRLIĞI:


Toprak şartları denildiğinde, genelde bitkilerin özelde ise tarımsal ürünlerin yetiştirilmesine uygun ve yeterli toprak özellikleri anlaşılmaktadır. Tarımsal bir ürünün yetiştirilmesi açısından belki de en önemli unsurlardan birisi toprak özelliğidir. Toprak özellikleri, ekimi ve dikimi yapılacak bitkilerin sağlıklı ve verimli bir şekilde yetişmelerini belirleyen unsurları bünyesinde barındırır. Bu unsurlar şunlardır;

-Toprağın Yapısı (Strüktür)
-Toprağın Bünyesi (Tekstür)

   Toprağın yapısı; o toprağın killi, killi-tınlı, tınlı, humuslu, kireçli, kumlu ve taşlı oluşu ile,
   Toprağın bünyesi; yumuşaklığı, sertliği ve dokusal özelliği ile ilgilidir.
   Bitkiler bu özellikler hususunda seçici davranırlar. Toprak istekleri bitkiden bitkiye farklılık göstermektedir. Toprakların bu özellikleri, bitki açısından önemli olduğu kadar, erozyona maruz kaldıklarında taşınmaya olan dirençlerini de ortaya çıkaran unsurları içerir.
   Bitkiler, bu nedenle isteklerini karşılayacak toprak özelliklerini içinde barındıran topraklarda daha iyi gelişir ve daha iyi ürün verirler.
   Ekim ve dikim işlemlerinden önce toprağın uygun alet ve ekipmanlarla hazırlanması, taş ve varsa yabancı maddelerin ayıklanması, tohumun uygun ekim derinliğine düşebileceği bir hale getirilmesi lazımdır. Ancak iyi bilinmelidir ki toprak hiçbir zaman un-ufak edilmemelidir. Çünkü toz haline getirilen toprak, suyu yeteri kadar tutamayacak, bitki kökleri sağlam bir şekilde tutunamayacaktır. Aşırı yağış ve şiddetli rüzgarlarda erozyon yoluyla muazzam bir toprak kaybı oluşacaktır. 
Yurdumuz topraklarının ancak % 36’sı tarımsal işletmeye elverişlidir. Topraklarımızın % 20’si orta, % 37’si şiddetli ve % 16’sı çok şiddetli erozyona maruz kalmaktadır. Ülkemiz topraklarının genelde ayrışmaya karşı fazla bir direnç gösteremeyen taneli, tombul bir yapıya sahip olması, topoğrafik yapıdan kaynaklanan eğimli alanların çokluğu ve bitki örtüsü azlığı fazlasıyla erozyonal etkiyi güçlendirmektedir. Bu nedenlerle toprak işlemesini daha bir dikkatli yapmamız çok çok önemlidir.

2-İKLİM ŞARTLARI :

   İklim şartları, bitkilerin yetişmesinde belirleyici etkisi olan en önemli unsurlar arasındadır. Sıcaklık dereceleri, yağış rejimi, rüzgarlar ve bunların süreleri bitkiler üzerinde olumlu veya olumsuz rol oynamaktadır. Bu nedenlerle bitki çeşitleri binlerce yıllık bir sürecin sonunda yetişebilecekleri koşullara uyum sağlamışlardır. Eğer, sıcak bir iklim bitkisi soğuk iklimli bir yerde veya soğuk iklim bitkisi sıcak bir ortamda  yetiştirilmeye çalışılırsa o bitkiden istenilen verimin ve neticenin alınması mümkün değildir. 
   
Örnek vermek gerekirse; meyve ağaçlarının kış üşüme (soğuklama) isteği denilen bir iklimsel ihtiyaçları vardır ve farklı farklıdır. Kış üşüme isteği, 7.2 santigrat derecenin altındaki ısı derecelerinde belirli bir saat soğuğa maruz kalma isteğidir ki bu istek  meyveden meyveye değişiklik gösterir.

Örneğin; Can Eriği 650 saat, Santaroza Eriği 700, Kara Göynük Eriği 850, Üryani Eriği 950, Köstendil Eriği 1050, Muşabek Cevizi 1050, Şekerpare Kayısı 950, Gördes Ayvası 700, Flordasun Şeftali 250, Dixigen Şeftali 850,Macar Vişne 1100, Kütahya ve Tekirdağ Vişnesi 1150, Napolyon ve Lambert Kirazları 1742, Dalbastı ve Edirne Kirazları 1400, Bing kiraz 1499, Van Kirazı 1369, Starking, Starkrimson ve Golden Elmaları 1200-1500, Armut 1200-1500, Badem 200-500, İncir 200, Gemlik, Uslu ve Memecik Zeytinleri 300, Ayvalık. Damat ve Çakır zeytinlerinin 1000 saat kış üşüme istekleri vardır.

Ülkemizde Akdeniz ve Ege kıyı şeridi haricindeki diğer bölgelerimizde meyveler bu ihtiyaçlarını genelde karşılayabilmektedir.
Kış üşüme ihtiyaçları bittikten sonra gelen soğuklar (İlkbahar geç donları) dayanıklılığı azaltır.

Elmalarda –4, Kirazlarda -1,5-2, Vişnelerde –2-2,5 ve Eriklerde –4-5,5 santigrat derecede açmış çiçekler donar.
   
Bazı meyve ağaçlarının dayanabildikleri en düşük sıcaklık dereceleri ise; Elma-Armut –39, Ceviz, Kiraz ve Vişne –37, Erik –34, Şeftali –31, Antep Fıstığı –20, Nar-Zeytin –14 ve Turunçgiller –3 derecedir.


3-TOPRAK ANALİZLERİ  VE GÜBRELEME:

   Toprak analizi, toprakta bitkilerin yetişmesi için gerekli olan bitki besin maddelerinin ve  pH (toprak reaksiyonunun) durumunu ortaya koyar. Bir toprakta bitkiler için gerekli olan Azot, Fosfor ve Potasyum gibi temel elementler ve Demir,  Kalsiyum, Brom, Bakır, Manganez, Kükürt, Çinko vs. gibi iz elementlerin durumu ile o toprağın teknik özelliklerinin ve toprak reaksiyonunun bilinmesinde verimli bir üreticilik için sayısız yararlar vardır. Ekilmiş bir bitkinin topraktan ne kadar besin maddesi eksilttiğinin ve ekilecek bitkinin besin maddesi isteklerini toprağın karşılayıp karşılayamayacağının bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Bu besin maddelerinden biri veya birkaç tanesi toprakta eksikse yapılacak olan toprak analizi bize bu bilgiyi sağlar ve elimizdeki bu bilgilere göre suni olarak üretilmiş kimyasal gübreler ile toprağa bunları kazandırabiliriz. Toprakta Azot, Fosfor ve Potasyum gibi besin maddelerinin fazlalığı tespit edildiğinde hem toprağa ihtiyacından fazla besin maddesi vermemiş, hem de bunun için harcayacağımız emek ve paradan tasarruf etmiş oluruz.

Toprağın ıslahı ve organik maddece zenginleştirilmesi ve su tutma kapasitesinin artması için yanmış çiftlik gübresi verilmeli ve yeşil gübre olarak ta baklagil yem bitkileri ekilerek tohum bağlamadan yeşil olarak toprağa karıştırılmalıdır. Bu uygulama kimyasal gübreden de tasarruf yapmamız anlamına gelmektedir.

   Yanmış ahır gübresinde (çiftlik gübresi-organik gübre) genel olarak ifade etmek gerekirse %70-80 oranında Su, % 15-20 Organik madde, % 5-10 organik olmayan maddeler ile  % 0,5-0,7 Azot (N), % 0,2-0,3 Fosfor (P2O5) ve % 0,4-0,6 oranında Potasyum (K2O) bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak küçümsenemeyecek miktarlarda Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg), Kükürt (S) gibi bitki besin maddeleri ve az miktarlarda da olsa Mangan, Bakır, Demir, Çinko, Bor ve Molibden gibi izelementleri bünyesinde taşımaktadır.

Dekara 1 ton ahır gübresi attığımızı varsaydığımızda o tarlaya  5-7 Kg. Azot, 2-3 Kg. Fosfor ve 4-6 Kg. Potasyum kazandırmış olmaktayız.

   pH, toprakta önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. pH , toprak reaksiyonunun Asit, Baz(Nötr) ve Alkali  karakterini  göstermektedir. Asit karakterli topraklar pH değeri olarak 7.0’ın altında değerlere sahip olan topraklardır. Çok yağış alan bölge toprakları genellikle asitli topraklar grubuna girer. Nötr değeri 7.0’dır. Alkali değere sahip topraklar 7.0-10  değer aralığına sahip olup hafif alkalilikten yüksek alkaliliğe kadar bir değer ifade etmektedir. Alkali topraklar yoğun kireç ve birazda tuz ihtiva ederler.

Mineral maddelerden Azot 5-8, Potasyum 6-7.5, Fosfor 6.5-7.5, Kalsiyum ve Magnezyum 7-8.5, Kükürt 6-10, Demir 4-6, Manganez 5-7, Bakır ve Çinko 5-7, Molibden 7-10 pH derecelerinde bitkiler tarafından optimum olarak (üst seviyelerde) alınırlar.
   
Kiraz, Vişne ve Erik Nötr, Çay ve Fındık Asit, Kayısı, Badem, Antep Fıstığı ve Zeytin hafif Alkali ve Turunçgiller 5-7 pH aralığındaki topraklarda iyi yetişirler.

4-SERTİFİKALI TOHUMLUK KULLANIMI :

   Sertifikalı tohumluk ve Fidanlar,  Araştırma Enstitüleri ve Özel araştırma kuruluşları tarafından, yıllar süren araştırmalar ve denemeler neticesinde üreticilerin ve tarımın hizmetine sunulmuşlardır.  Yüksek verimli, hastalık ve zararlılara dayanıklı, zor toprak ve iklim şartlarında kolaylıkla yetiştirilebilmesini sağlamak amacıyla tarımın pek çok alanında araştırmalar yapılmakta olup bu araştırmaları özel kuruluşlar ticari, kamu kuruluşları kâr amacı gütmeden yapmaktadırlar.

5-FİDAN , FİDE ve ÇEŞİT:

   Uygun fidan ve fide seçimi verim artışında önemli bir faktördür. Meyvecilikte yeni bahçe kurulurken o yörenin iklim ve toprak yapısına uygun meyve fidanı çeşitleri seçilmelidir. Menşei (kaynağı) bilinen ve uzun yıllardır bu işle uğraşan kişi ve kuruluşlardan sağlıklı fidan temini de  verim artışında önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü uzman kişi ve kuruluşlardan temin edilen fidanlar hem kendileri hem de Devlet tarafından hastalık taşıma riski yönünden kontrol edilmektedir. Eğer iklime uygun ve menşei belli çeşitler seçilmezse bahçe tesisinden bir süre sonra yapraklarda sararmalar, hastalık ve zararlılara karşı direnç eksikliği, amaçlanan verimin elde edilememesi ve ilerki yıllarda  ağaçlarda kurumalar gibi istenmeyen sonuçlar baş gösterebilecektir.
Fide seçiminde de kontrollü şartlara uyulması ve uygun çeşitlerin seçilmesi önemlidir.

6-SULAMA :

   Su, bitkilerin olduğu kadar tüm canlıların en önemli ihtiyaç maddesidir. Taban suyu yeterli olmayan, yeterli ve düzenli bir yağış rejimine sahip olmayan yörelerde tarım ürünlerinin verimli bir şekilde gelişebilmeleri, meyve ve tohum bağlayabilmeleri ve hayatiyetlerini sürdürebilmeleri iyice zorlaşmaktadır. Bu nedenle üreticiler su ihtiyacını karşılayabilmek için sulama sistemleri kurar, kuyular açar ve bitkiye veriliş şekillerine göre de değişik sistemler denerler. Dünyamızda azalan su kaynaklarının en verimli ve ekonomik şekilde kullanılması ne kadar anlamlı ve önemliyse su bedelinden ve işçiliğinden tasarruf ta aynı şekilde önemini korumaktadır. Ancak, üzülerek belirtmek gerekirse su yönetimi ve kullanımı konularında halen ileri bir noktada olduğumuzu söyleyemeyiz. Bunun nedeni ise insanlarımızın yeterli imkâna ve bilince sahip olmamaları ve suyun insanlarımız tarafından  sonsuz bir kaynakmışçasına algılanması yanlışıdır.

   Sulama, bitkilerin ihtiyaç dönemlerine göre yapılmalıdır. Bitkilerin ihtiyaçları olduğu dönemlerde suyun verilmesi, bitkilerin sağlıklı bir şekilde vejetatif (yeşil aksam) gelişmelerini sağlayabilmelerini, tanenin ve meyvenin dolgunluğunu, kalitesini, aromasını ve hasadın verimli olmasını sağlayan en önemli unsurdur.

7-BAKIM:
   Bakım şartları, bitkilerden en iyi ürünün alınması için gerekli çalışmaları ifade eder. Bitkiler ekimi ve dikimi yapıldıktan sonra çapalama, yabancı otlardan arındırma, budama, aşılama, meyve seyreltme gibi bazı işlemlerden geçirilirler. Budama ve aşı işlemleri konusunda uzman ve pratik kazanmış kişilerce yapılmalıdır. Bu işlemler konuyu bilmeyen kişilerce yapıldığında meyve ağaçlarının verimliliği düşmekte, ağaçların ekonomik ve fiziksel ömrü yarı yarıya azalmakta ve hatta çoğunlukla ağaçlar kurumaktadır. Bu çalışmalar bitkilerden en verimli şekilde ürün almanın temel şartlarını oluşturur. Zamanında bu çalışmalar yapılmadığı takdirde istenilen sonucun alınması mümkün olmadığı gibi tamamen kurumalar ve kayıplar söz konusu olmaktadır.

8-ZİRAİ MÜCADELE :

   Zirai mücadele, bitkilerin hastalık ve zararlılardan korunmalarının sağlanması için kimyasal ve biyolojik yöntemlerle yapılmaktadır. Mücadele yapılmadığı takdirde yeterli verim ve temiz tohumluk alınması, bitkilerin hayatiyetlerini sürdürebilmeleri zorlaşmaktadır. Bunun içinde zararlı ve hastalıklarla  doğru teşhisle ve zamanında mücadele etmek çok önemlidir.
Ancak, alışılagelen mücadele yöntemleri dışında, verimin ve verimliliğin artırılması yönünden topraklarımızın zehirli kimyasal bileşiklerden arındırılması da yaşamsal değer kazanmaktadır.

   Günümüzde değişik ülkelerde ve ülkemizin de belirli yörelerinde Devlet ve özel firmalar tarafından ekolojik (organik) tarım uygulamaları başlatılmıştır. Bu uygulamadan amaç,  tamamen doğal zirai mücadele yöntemlerini kullanmak, kimyasal ilaçların mücadele esnasında doğaya, toprağa ve bitkilere verdikleri zararları önlemek, kimyasal ilaçların kirliliğe yol açan etkilerini yok etmek, doğal zincirin yeniden tesisini sağlamak ve canlıların en önemli ihtiyacı olan su kaynaklarının zehirlenmesini engellemektir. Ancak bu uygulamaya geçmek ülkemizde  zaman alacak gibi görünmektedir.
 
   Ekolojik tarım ürünleri, normal mücadele yöntemlerinin kullanıldığı üretimlerden daha pahalıya pazarlanmaktadır. Örneğin, ABD’de normal üretim değerlerinin 5 katı bir fiyatla satılmaktadır. Ancak ülkemizde 1-2 katı seviyelerindedir. Bu farklılıkta tüketici bilinci ve alım gücü önemli bir rol oynamaktadır.

9- UYGUN HASAT ZAMANI ve DEPOLAMA

Meyvecilikte; Ülkemiz bir çok meyvenin anavatanı ve üretim merkezidir. Bir çok meyve türünde ürettiğimiz miktarlar ile dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almaktayız. Ancak ne yazık ki bu üretimin % 30-40’lık bir kısmı tüketiciye ulaşmadan kaybolmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bu oranın % 5’i geçmediği düşünülürse ülkemiz açısından kayıpların önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu kayıpların sebeplerinin başında her meyve tür ve çeşidin en uygun zamanda hasadının yapılamaması sonucu özellikle depolamada meydana gelen kayıplardır.

Erken hasadın sakıncaları:

1- Erken toplanan meyveler henüz yeterli irilik, şekil ve ağırlığa ulaşmamışlardır. Bu nedenle meyveler küçük ve verim düşük olur.
2- Erken toplanan meyvelerde yeteri kadar şeker birikmediği ve bazı burukluk veren maddeler gereği kadar azalmadığı için tat ve lezzet iyi olmaz.
3- Erken toplanan meyvelerde zemin (taban) renginin yeşilden sarıya dönüşmesi iyi olmadığı ve çeşidin kendine has üst rengini yeterince oluşturmadığı için dış görünüş bozuk olur.
4- Zamanından önce toplanan meyvelerde kabuk yapısına bağlı olarak su kaybı hızlı olur ve bu meyveler çabuk buruşurlar.
5- Erken hasat edilen meyvelerde çeşitli fizyolojik bozukluklar meydana gelebilir.
6- Erken dönemde meyvelerin dala tutulmaları iyi olduğundan hasat zorlaşır.

Geç hasadın sakıncaları:

1- Geç toplanan meyvelerde olgunluk ilerlemiş olduğundan hasat sonrası dayanma süreleri kısalır ve çabuk berelenirler.
2- Meyvede asit kaybı fazlalaştığı için tat ve lezzet bozulur, ürün yavan bir tat alır.
3- Geç hasat edilen meyvelerde de fizyolojik bozukluklar oluşabilir.
4- Hasat önü meyve dökümleri artar.
5- Geç hasatta ürün için daima bir risk vardır.

Hububatta; Buğday hasadı erken yapıldığında saplar henüz nemli olduğundan makinanın çalışması ve danelerin kavuzlardan ayrılması güçleşir. Süt olumunda hasat edilen danelerde 1000 dane ağırlığı düşer ve danelerde çalıklaşma görülür. Geç hasatta ise, özellikle dane dökülmesi fazla olur ve dolayısıyla ürün miktarı düşer. Makarnalık buğdaylar geciktirildiğinde dane parlaklığını kaybeder.
Arpada hasadı geciktirmek hem verimi arttırır, hem de su oranının düşmesini sağlar. İyice kurumadan hasat edilmiş arpa ürününde kavuzlar kolayca renk atar, kalite düşer. Hasat tırpan veya orakla yapılıyorsa, kırılmasını önlemek için, hasada sabahın erken saatlerinde çiğli havada girilmelidir.

Buğday tohumunu yabancı  ot tohumlarından, taş veya topraktan arındırmak için selektörden geçirilmelidir. Bu işlem esnasında tohumluk olarak ayrılanlarında ilaçlanması sağlanmış olmaktadır. Ambar olarak kullanılacak bina rutubet almayan kuru, havadar ve aydınlık bir yer olmalıdır. Bir ton ürün için en az 1.5 m2 alan hesap edilmelidir. Saklama yerine getirilen Buğday ve Arpa’nın su oranının %12-14'ün altında bulunması gerekir. Depo için en iyi ısı derecesi +4 ºC dir.  Ambara koyulacak buğdayın içerisinde yabancı tohum bulunmaması gerekir, çünkü bunların vereceği yaşlık hububatın kızışmasına neden olur.
Bölgemizde kuru koşullarda buğday verimini etkileyen en önemli faktör, yıllık yağışlar ve bunların buğdayın yetişme süresi içerisindeki dağılışıdır. Özellikle Mart ve Nisan aylarındaki yağışlar o yılki buğday verimini olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir. Verim üzerinde etkili olan diğer faktörler ise çeşit, gübreleme, bakım, kültürel işlemler vs. dir. Sulu koşullarda ise sulama zamanı, adedi ve verilecek su miktarı da verim üzerine etkilidir.

Uygun depolama şartları oluşturulduğunda tohumlar, dış etkenlerden, hastalık ve zararlılardan zarar görmeyecek ve  çimlenme güçlerinde herhangi bir zafiyet olmayacaktır. Tohumları tarlaya ekmeden önce selektörlerden geçirmek, yabancı tohum ve maddelerden arındırmak ve tohum ilaçlaması yapmak büyük önem taşımaktadır.

10-DİĞER ETKENLER :
   Diğer etkenler denildiğinde, yukarıda sayılan temel konular haricinde bitkilerin sağlıklı bir şekilde gelişmelerini ve üretimlerini sağlayacak tüm yan unsurlar akla gelmelidir. Bu unsurlar bitkilerin özelliğine, üretim teknolojilerine, toprak kalitesine, bakım tekniklerine paralel olarak üretim sürecini yaşayan insan unsurunun bilgi birikimi ile etkili olmaktadır.
    
Alıntıdır...
   
Logged

Dikenden Gül Bitiren Kışı Da Bahar Haline Döndürür. Selviyi Hür Bir Halde Yücelten Kederi De Sevinç Haline Sokabilir.

MEVLANA
Sponsor Bağlantılar

Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hayvan Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Hayvansal Üretim dilhüba 0 1163 Son Mesaj Mayıs 12, 2007, 12:13:10 am
Gönderen: dilhüba
Bir Süt Sığırcılığı İşletmesi Kurulurken Düşünülmesi Gereken Noktalar Hayvansal Üretim dilhüba 7 9067 Son Mesaj Temmuz 21, 2010, 08:53:10 pm
Gönderen: ciddiadam
MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN İÇİN TAM 50 TAKTİK! Kişisel Gelişim general 1 401 Son Mesaj Kasım 14, 2007, 01:27:46 am
Gönderen: general
Gıda Maddesi Satın Alınırken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar Gıda dilhüba 0 2644 Son Mesaj Aralık 13, 2007, 10:32:26 am
Gönderen: dilhüba
İşte iş başvurusu sırasında yapmamanız gereken 10 şey! Kişisel Gelişim general 0 1605 Son Mesaj Ekim 07, 2008, 10:31:43 am
Gönderen: general
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Site Haritası Sitemap
|Site Map2|Sitemap3 | Arşiv |Tag | Rss

Tema çöl ateşi(rallyproco)-Düzenleyen Ziraat Mühendisi Mustafa Adnan TOY

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.203 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu

Ege Tarımının Kalbi